Mükemmel” görünen ilişkilerin ardında neler saklı olabilir?
Ruth Ware, Mükemmel Çift ile okuyucuyu tropik bir adanın büyüleyici atmosferinden psikolojik gerilimin tam ortasına bırakıyor. Her bölümde artan şüphe, açığa çıkan sırlar ve hayatta kalma mücadelesiyle sayfalar su gibi akıp gidiyor.
Serinin ilk 3 kitabını okumuştum bununda onlar kadar mükemmel olacağını tahmin etmiştim ama.. Bitirene kadar akla karayı seçtim resmen 10 üzerinden 0 maalesef
Düşünün hayatınızda bir kitabı ne zaman gerçekten tam zamanında okudunuz?
Benim sanırım ilk kitabım bu kitaptı. Çok önceden aldım ve kütüphanemde duruyordu. Sadece sayfa sayısı az çerezlik olsun diye almıştım ve..
O kadar muhteşem o kadar güzel bir kitap ki mükemmel bir kurgusu yok 5 insanın hayatından bir kısmını anlatıyor sadece ama o kısımlar okura çok şey katıyor. Hayatta birşeyleri değiştirebileceğinize dair kendinize inancınızı arttırıyor.
Bu kitabı okumak için elinize almayın o sizi zamanında okumaya yönlendirecektir.
Sağlıcakla kalın
Bu okuduğum en güzel kitaplardan biri oldu. Müthiş bir hayal gücü ile yazılmış. Mutlaka okuyun. Tekrar tekrar okumak isteyeceğim bir kitap oldu. Mükemmel!
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,3bin okunma
Mükemmel Çift, dışarıdan bakıldığında lüks bir adada geçen “kusursuz tatil” gibi başlasa da aslında kısa sürede hayatta kalma mücadelesine dönüşen bir gerilim hikâyesidir. Bir grup insanın geldiği bu adada ilk başta her şey güzel görünür; deniz, doğa ve izole ortam bir kaçış hissi verir. Ancak çok geçmeden adada yiyecek ve suyun kısıtlanması, iletişimin kopması ve dış dünyadan tamamen izole kalmaları olayları karanlık bir noktaya sürükler.
Karakterler arasında zaten var olan sevgisizlik, duygusal açlık ve ilişkilerdeki boşluklar bu zor şartlarla daha da görünür hale gelir. İnsanlar açlık ve susuzlukla mücadele ederken birbirlerine güvenmekte zorlanır, ilişkiler çatlamaya başlar.
Bu süreçte bazı karakterlerin ölümü de olayları daha korkunç bir hale getirir; ada artık sadece bir tatil yeri değil, hayatta kalmanın ve ihanetin iç içe geçtiği bir yere dönüşür. Herkesin tek amacı hayatta kalmak olurken, geçmişte saklanan sırlar ve kırgınlıklar da tek tek ortaya çıkar.
Sonuç olarak roman, sadece bir gizem değil; açlık, susuzluk, ölüm ve sevgi eksikliği içinde insanların ne kadar hızlı çözülüp dağılabileceğini gösteren psikolojik bir gerilimdir.
Bir gemide; dünyanın en büyük satranç ustası Mirko Czentovic ile gizemli ve ürkek bir yabancı olan Dr. B.’nin karşılaşması üzerinden 'takıntı' ve 'özgürlük' gibi kavramları, hiç beklemediğimiz olağanüstü bir hikâye ile bizlere aktarıyor. Bu iki kişinin mücadelesi için satranç oyununun seçilmesi mükemmel ötesi. Hangi şartlar altında olursa olsun, özgürlüğü alınmış bir kişi insanlığını ve aklını kaybeder. Naziler tarafından tutsak olan Dr. B, akıl sağlığını korumak için daha önce oynanmış satranç oyunlarını içeren bir kitap ile hayata tutunmaya çalışıyor. Yıllar sonra kendini istemeden de olsa dünyanın en iyisi Mirko Czentovic ile satranç oynarken bulur; bu, geçmişine uzanan bir kapıyı açar. Mirko Czentovic; duygudan ve ruhtan yoksun, sadece kazanmak için oynayan, bunun dışında olan hiçbir şeyi umursamayan bir kişidir. Daha fazla detaya girmek istemiyorum. Sürekli düşmeyen temposu ile bir seferde okunacak, kitap okumayı sevdirecek bir eser.