Mesele şu ki; yarın yine yaşamak gerekecek...
Puan vermedi·144 syf.··
2026 24. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 03:32
İntihar Dükkânı romanı, distopik ve kara mizah türünde oldukça etkileyici bir kitaptı. İlk bölümlerinde karanlık ve umutsuz bir dünya sunarken ilerleyen sayfalarda bu atmosferi yavaş yavaş değiştirmeye başlar. Özellikle bazı karakterlerin yaşama karşı daha olumlu bir bakış açısı geliştirmesi, okuyucuda her şeyin düzeleceğine dair bir beklenti oluşturur. Ancak yazar, tam da bu umut hissi güçlenmişken hikâyenin yönünü değiştirerek okuru şaşırtır. Bana göre romanın en dikkat çekici yönü budur. Kitap boyunca umut giderek büyüse de yazar, okuyucunun tamamen rahatlamasına ve her şeyin mükemmel bir şekilde sonuçlanacağına inanmasına izin vermez. Böylece eser, hayatın her zaman kesin ve mutlu sonlarla ilerlemediğini hatırlatır. Bu yönüyle İntihar Dükkânı, okuru ne tamamen karamsarlığa ne de aşırı iyimserliğe sürükler; ikisi arasında düşündürücü bir denge kurarak etkisini son sayfaya kadar korur.
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,6bin okunma
Yaktı geçti...
10/10
·400 syf.··
2026 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 01:47
__ Orhan Kemal'in "ağlayarak yazdım" dediği bu roman, gerçekten insanın yüreğini dağlayan cinstendi. Kitap, Av Mazhar'ın henüz okulunu okurken yan evin avlusunda görüp vuruldugu öksüz+ yetim Nazan'la evlenmesi ve zalim annesi Hacerle hep birlikte yaşadıkları konakta gelinine ettiği hainliklerle başlıyor. Kadın alenen kötü. Klasık kayınvalide kıskançlıgını öyle bir yasıyor ki ağzı var dili yok, saf, nereye ceksen oraya giden, hizmetçiden farksız gelinine etmediğini koymuyor. Velhasıl evde huzur bırakmayan fitne kaynana ve (annesinin etkisiyle) karısı Nazan'ın sözde cilvesinin olmaması ve alıklıgını bahane ederek vicdanını susturan Av Mazhar, bir bar kadını olan Nerimana tutuluyor. Sonrası Nerıman için mükemmel olurken, zavallı Nazan ve oglu Haldun için üzücü ilerliyor. Kıtapta herkes bir sekılde layıgını buluyor lakin Nazan'a olanlar insanın boğazını düğüm düğüm ediyor. Heleki boynu bükük büyüyen oglu Haldun'un annesıne dair öğrendiği hakikat... Kitabı okurken ilahı adaleti beklıyorsunuz ancak Nazan'a maalesef ugramıyor :(( Neriman el üstünde... Haldun'u alıp bağrınıza basmak istiyorsunuz. Sonu ise çok çok çok acı bitiyor. Kitap bu sene okudugum en etkileyici, en iç burkan, en dramatik, en bizden, en sahici kitaptı. O kadar akıcıydı ki elıme aldığımda bırakamıyordum. Yeşilçam filmi tadında ama Yeşilçamdan çok daha sahici.. Bu kitabın etkisinden kurtulabilecegımı sanmıyorum. Orhan Kemal, ahhh ne yaptın böyle !! __
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İş İlanı: Acımasız Kötü Adama Kişisel Asistan Aranıyor
7/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 110. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 20:41
Evet, yeni bir gün, yeni bir kitap dostlarım. Şimdi ne yalan söyleyeyim, bu roman sırf adıyla beni cezbetmişti. Üstüne benzer konulu bir webtoon serisi de okuduğum için haliyle belli bir beklentiye sahiptim. Ama size tavsiyem şu: Okumaya başlamadan önce öyle aşırı bir beklentiye girmeyin. Zira hem devam kitabı geleceğinden serinin ilk kitabı olması gibi bir durum söz konusu hem de biraz klişe bir içeriğe sahip. Kötü demiyorum elbette ama tüm bunların bilincinde olursanız sizin hayrınıza olur. O zaman yavaştan daha detaylı yorumlarıma geçiyorum. Önce konusu elbette: Evangelina Sage, kısaca "Evie", ailesinin sorumluluğunu genç yaşta üstlenmek zorunda bırakılan genç bir kız. Evet, bırakılan. Annesi ve abisi seneler önce vefat etmiş, babası ölümcül bir hastalığın pençesinde gün be gün yitiyor ve bakması gereken küçük bir kız kardeşe sahip. Yani evde eli iş tutan ve ekmek parası kazanabilecek tek kişi kendisi. Ama Evie diğer insanlardan biraz farklı biri. Çoğunlukla diğerleri tarafından saf, salak ve işe yaramaz olarak görülüyor. Ne kadar haklılar, kararı size bırakıyorum. Yine de bu durum, çevrenizdeki insanların size kendinizi ne kadar yetersiz hissettirebileceğinin ve gerçek potansiyelinizi kullanmanıza nasıl engel olabildiğinin çok güzel bir örneği bence. Romanı okuyunca dediğimi daha iyi anlarsınız diye düşünüyorum. Evangelina son işinde de bir takım sorunlar yaşayıp ayrılmak zorunda kalınca mecburen yeni bir meslek arayışına giriyor, yoksa aç kalacaklar. Bu arada bunların yaşadığı ülkede son on yıldır kötü işler yapan ve kralı kızdıran, adı çıkmış bir "Kötü Adam" var. Bu arada gerçekten de ona Kötü Adam diyorlar. Neyse, bizim şanssız kızımız da bir gün kimsenin gerçek adını, kimliğini ve hatta dış görünüşünü bile bilmediği bu acımasız katile denk gelmiyor mu?
1000Kitap
Kötü Adam'ın AsistanıHannah Nicole Maehrer · İndigo Kitap · 2026190 okunma
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 23:02
Son zamanlarda polisiye sürükleyici romanlarda görmediğim akıcılığı ve anlaşılırlığı Ahmet Hamdi Tanpınar’ın hayatından romanına geçişine mükemmel bir şekilde gösterdi. İyi ki okumuşum dedirten romanları özlemişiz Sevgi , saygı ve rahmetle …
Tanpınar'a Huzur YokMurat Menteş · Everest Yayınları · 2026708 okunma
8/10
·168 syf.··
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 23:58
Yolların kapandığı karlı bir Noel vakti, uzakta öğrenci evinde hasta yatan oğlunu alıp eve getirmek üzere yola çıkan Tom’un yolculuk hikayesi ‘Bilinmeyen Ülkede Yolculuk’. Belfast’dan Sunderland’a doğru karlı, fırtınalı bir havada gittiği bu yolda bir yandan geçmişine, hayatına dair çıktığı yolculuğa da eşlik ediyoruz. Bir telefon konuşması, bir şarkı veya bir anı ile bir pencere açılıyor ve oradan sızdığımız yerde Tom’un evlilik, ebeveynlik, sorumluluklar üzerine düşünceleri; pişmanlıkları, hesaplaşmaları, kaygıları var. Sayfalar ilerledikçe aile ile ilgili öğreneceklerimiz var. Üstelik de yazar, travmaları aile hikayesinin ortasına boca etmeyi seçmemiş, böyle metinleri daha çok beğeniyorum. Tom karakteri fotoğrafçılık yapıyor ve kitapta yer yer bunun da hoşuma giden yansımaları oldu. Bir bölümde Tom’un ifadesiyle toplumsal meselelerde ‘bireysel acıların mahremiyeti’ ama bir yandan da bu fotoğrafların toplumsal etkisi üzerinde düşünüyor, ikonikleşmiş bazı kareleri hatırlatıyor bize. Başka bir bölümde fotoğraf ve zaman ilişkisi üzerine düşündürüyor, bu bölümler de kitabın hoşuma giden kısımlarından oldu. Fotoğraf ve zaman kavramı üzerine düşününce John Berger’ı da anımsadım kendi kendime. Yazarın bu konuda hoşuma giden bir cümlesini buraya bırakıyorum. Kitabın geneline bakınca da beğenerek okuduğum, heyecanlı olay örgüsü sunmamasına rağmen kendini ilgiyle okutan bir kitap oldu. “İnsanlar fotoğrafları anlamıyor. Sanıyorlar ki fotoğraflar zaman içindeki anı donduruyor fakat gerçekte o anı zamandan kurtarıyorlar ve kameranın yakaladığı şey zamanın ileri doğru akışının dışına adım atıyor. Dolayısıyla o an daima var olacak, tam o saniyede nasılsa daima aynı şekilde yaşayacak, aynı gülümseme ya da kaş çatmayla, aynı renk gökyüzüyle, ışığın ve gölgenin aynı düşüşü, aynı
Bilinmeyen Ülkede YolculukDavid Park · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024346 okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:05
Matt Haig – Rahatlama Kitabı: Modern Dünyada Nefes Almayı Hatırlatan Bir Rehber Günümüz dünyasında hız, başarı ve sürekli meşgul olma hali çoğu zaman insanın kendisiyle bağlantısını koparmasına neden oluyor. İngiliz yazar Matt Haig, Rahatlama Kitabı adlı eserinde tam da bu noktaya dokunuyor ve okurlarına yavaşlamanın, anda kalmanın ve zihinsel huzuru yeniden keşfetmenin yollarını sunuyor. Kitap, klasik bir kişisel gelişim kitabından farklı bir yapıya sahip. Bölümler kısa metinlerden, düşüncelerden, anılardan ve yaşam üzerine gözlemlerden oluşuyor. Bu sayede okur kitabı baştan sona bir oturuşta okumak zorunda kalmıyor; ihtiyaç duyduğu anlarda rastgele bir sayfa açıp birkaç dakika içinde ilham verici bir fikirle karşılaşabiliyor. Matt Haig’in samimi ve içten anlatımı kitabın en güçlü yönlerinden biri. Yazar, kendi yaşamında deneyimlediği kaygı ve depresyon süreçlerinden hareketle okura teorik bilgiler vermekten çok, insan olmanın ortak deneyimlerine odaklanıyor. Bu yaklaşım kitabın daha sıcak ve gerçekçi hissedilmesini sağlıyor. Eserde sık sık doğanın önemi, sessizliğin değeri, teknolojinin hayatımız üzerindeki etkileri ve mutluluğun küçük anlarda saklı olduğu vurgulanıyor. Haig, mükemmel bir hayatın peşinden koşmak yerine kusurlarla birlikte yaşamayı öğrenmenin daha anlamlı olduğunu hatırlatıyor. Özellikle yoğun iş temposu, gelecek kaygısı veya zihinsel yorgunluk yaşayan okurlar için kitap adeta kısa bir mola niteliği taşıyor. Ancak kitabın bazı okurlar için tekrar eden düşünceler içerdiği ve çok derin analizler sunmadığı söylenebilir. Daha kapsamlı psikoloji veya kişisel gelişim çalışmaları bekleyenler için eser zaman zaman yüzeysel gelebilir. Buna rağmen kitabın amacı akademik bilgiler vermek değil, okura sakinleşebileceği ve kendini iyi hissedebileceği bir alan
Rahatlama KitabıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20225,5bin okunma