Annemle babamı alıp uçsuz bucaksız bir çöle koysak, zıt yönlerde yürüyeceklerine emindim. Tut ki karşılaştılar, birbirlerine adlarını bile sormaz, öylece geçip giderlerdi.
Gençken taşıdığımız onca albeni büyüdükçe nereye kayboldu ? Altından saçlarımız ne sebeple soldu , yıldızlı kocaman gözlerimiz ne ara sönüp bu iki umutsuz deliğe dönüştü ?
Sihir ne zaman bitti ? Onca neşe , onca parıltı, onca ışık nereye gitti , hiç anlamıyorum.