Sembolik olarak, Tanrı evi kabul ediliyor. Camiler dahi bir bakıma öyle. Ama, yine bu noktalarda mümin çok dikkatli olmalı. Putatapıcılıkta Tanrı evi denince, içinde 8-9 gerçekten Tanrı'nın olduğu, ya da tanrıların oturduğu yer olarak anlaşılıyordu. Putlar, tanrıların içine girdiği kalıplar ve suretler olarak düşünülüyordu. Çok tanrı var kabul ediliyor, onlar da, ruh gibi, putlar da onların vücudları, bedenleri veya maddeleri, cesetleri olarak görülüyordu. Oysa, bizim inancımızda Allah, ezelî ve ebedîdir, mekândan münezzehtir. Bu bakımdan, Kâbe için, ya da cami için Tanrı evi, deniliyorsa, bu mecazî anlamdadır. İnsanların mülkiyetinde olmayan, sırf Tanrı'ya tapınmak için yapılmış ve tahsis edilmiş yapılar demektir. Kılıçtan keskin, kıldan ince denilmesi bundan yol için, İslâm yolu için. Putatapıcıların mekânı, maddeyi veya cismi tanrılaştırmaları, kutsallaştırmaları, islâmca ortadan kaldırılan büyük cehalet âdetleridir.