Düzen ve İntizam
Vakti düzenli olmalı, zamanı-nın bir kısmını ibadete, bir kısmını da araştırmaya ayırmalı, bir kısmını ev işlerine, bir kısmını da işe ayırmalıdır. Bir kısmını akrabalarına, bir kısmını da kardeşlerine ayırmalı, bir kısmını dünyaya, bir kısmını da ahirete ayırmalıdır. Randevularında du-zenli, intizamlı ve dakik olmalıdır. Evine, iş yerine ya da okuluna girip çıkarken olabildiği kadarıyla düzenli ve tertibe dikkat etmeli, defterleri düzgün olmalı, kütüphanesi düzgün olmalı, evrakları düzgün olmalı, aklı düzgün olmalı, planları sağlam olmalı, hedefleri plan ve programlı olmalıdır. Zaman ve gayreti zayi etmemek ya da faydasız bir şeyle harcamamak için dikkatli olmalıdır. İçinde yaşadığımız bu asırda en çok sahip olmamız gereken özellik işte budur. İslam'da her şey düzenli ve intizamlı olma-lyı gerektirir. Belli bir düzene göre yapılan ibadet-ler İslam'ın nizamlı ve uyumlu olduğunu gösterir. İslam'ın inançları da düzenli ve intizamlıdır. Tüm bunlar intizamlı bir aklı oluşturmak içindir. Allah'a ve ğayba iman eden, Allah'ın kâinattaki hikme-tini bilen, canlılardaki eşsiz nizamı ve düzeni gö-ren bir mümin, tüm bunlardan nizamı ve düzeni öğrenmesi gerekir. Meleklerin kendi içerisinde bir başkanı var. Her birinin bir vazifesi var. Semada bir tertip var. Kainatın tamamı müthiş bir şekilde muh-kem bir şekildedir. Tüm bunlar işlerin sağlam ve tertipli olmasına delildir. Namazlar belli vakitlerde-dir. Oruç, hac, zekât ve cihat hakeza. Tüm bu iba-detler yine düzen ve intizamla kaimdir. Aile düzeni, toplum düzeni, yönetim ve yargı düzeni hep dü-zen ve intizam ile kaimdir. İslam'daki diğer her şey yine bir nizam ve intizamladır. Nebevi siyaset de bir düzene göredir. Hadisi şerifte şöyle buyrulmuştur: "Üç kişi olduğunuz zaman birinizi kendinize emir yapın!" Buna rağmen Müslümanlar
Sayfa 53 - Nida·Kitabı okudu
KUTLU HAC YOLCULUĞU
"Tekrar ve tekrar üzerinde durulmalı ki, esas olan ibadetin kendisidir ki, yalnız Allah için ve Allah'ın rızalığı içindir. Bu yüzden ancak, o topraklar için, kutsal değil, kutlu topraklar demek mümkün. Ve belki kutlu Kâbe, kutlu taş demek mümkün. Çünkü onlar gerçekten kutlu bir ibadetin içinde gerekli olarak yer alıyorlar. Sembolik olarak, Tanrı evi kabul ediliyor. Camiler dahi bir bakıma öyle. Ama yine bu noktalarda mümin çok dikkatli olmalı."
Sayfa 8
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Tanrıevi" Kavramını Putperestlikten Ayırmak
Sembolik olarak, Tanrı evi kabul ediliyor. Camiler dahi bir bakıma öyle. Ama, yine bu noktalarda mümin çok dikkatli olmalı. Putatapıcılıkta Tanrı evi denince, içinde 8-9 gerçekten Tanrı'nın olduğu, ya da tanrıların oturduğu yer olarak anlaşılıyordu. Putlar, tanrıların içine girdiği kalıplar ve suretler olarak düşünülüyordu. Çok tanrı var kabul ediliyor, onlar da, ruh gibi, putlar da onların vücudları, bedenleri veya maddeleri, cesetleri olarak görülüyordu. Oysa, bizim inancımızda Allah, ezelî ve ebedîdir, mekândan münezzehtir. Bu bakımdan, Kâbe için, ya da cami için Tanrı evi, deniliyorsa, bu mecazî anlamdadır. İnsanların mülkiyetinde olmayan, sırf Tanrı'ya tapınmak için yapılmış ve tahsis edilmiş yapılar demektir. Kılıçtan keskin, kıldan ince denilmesi bundan yol için, İslâm yolu için. Putatapıcıların mekânı, maddeyi veya cismi tanrılaştırmaları, kutsallaştırmaları, islâmca ortadan kaldırılan büyük cehalet âdetleridir.
Sayfa 8 - 9·Kitabı okudu
Din
Ve belki Kutlu Kâbe, Kutlu Taş demek mümkün. Çünkü onlar gerçekten kutlu bir ibâdetin içinde gerekli olarak yer alıyorlar. Sembolik olarak, Tanrı evi kabûl ediliyor. Camiler dahî bir bakıma öyle. Ama yine bu noktalarda mü’min çok dikkatli olmalı. Putatapıcılıkta Tanrı evi denince, içinde gerçekten Tanrı’nın olduğu ya da tanrıların oturduğu yer olarak anlaşılıyordu.
Sayfa 8·Kitabı okudu
1000Kitap