Bütün kederime rağmen hiçbir derdim yokmuş gibi büyük bir keyifle, harıl harıl yazıyordum. Reddedilince kendime olan güvenim artmıștı. Yazarken hep heyecan içindeydim, gözlerimin önünden bir şeyler uçuşuyordu. Bir yandan yazıyor bir yandan da kahkahalar atarak dolaşıyordum odanın içinde, yaza yaza deliyi oynuyordum belki de.
"Parya" diye bir kelime vardır. İnsan toplumunda bu kelime başarısızları, ezikleri, ahlaksızları belirtmek için kullanılır. Ben doğduğumdan beri kendimi bir parya gibi hissettim ve toplumun da böyle damgalanmaya layık gördüğü biriyle tanıştığımda her zaman derin bir șefkat duygusu hissederim. Şefkatim o kadar derindi ki bazen kendimi ona sessiz bir hayranlık duyarken yakalardım.
Bahar, gitmek için bir adım geriledi, eli kapının kolundaydı. Bir nefes kadar yakın ama dokunması imkânsız olduğunda, tam giderayak, bir kadının güzelleşivermesi, başkomiser bunun da bir nevi cinayet olduğunu anladı.