beklemek, eski Türkçede (bek-) korumak, kapısını kapatmak anlamlarına geliyor. günümüzde bir kimsenin gelmesini veya bir işin olmasını gözler vaziyette olmak demek.beklemek, korumaktır, gelecek olan dışındaki herkese kapıları kapatmak.
evet, bir arzu ile kamber veya yusuf ile züleyha değildik belki ama her türlü mutluluğu işlevsiz kılmakla görevli iktidara başkaldırmış, neredeyse mutlu olduğumuzu ilan edecek kadar yol almıştık.
melaneti, yalanı, hırsı, intikamı sırtındaki yamalı torbaya doldurmuş, kapının önünde iki büklüm durmuş rol kesen fırsatçı şeytana da bir tas işkembe çorbası yollasalar,
şeytanın çetesinden yaka paça dağınık gezen pis zebaniyi bile koluna girip kahveye pişpirik oynamaya götürebilsek de,
gizli çalışmak zorunda kalmasak,
terimiz gizli gizli akmasa, sahte kimliklerle dolanıp, herkese bir şey uydurmasak, güneşe güneş desek, kediye kedi, çimene çimen, devrime devrim.