(Resûlüm!) Sakın, Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak, Allah onları (cezalandırmayı), korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.
İbrahim 42-43
Bizi o güne kavuştur Rabbim...
Nakledildiğine göre Hz. İsa (a.s) bir gün bahçe sulayan bir bir delikanlı ile karşılașır. Delikanlı Hz. İsa'ya; "Rabbinden, sevgisinin zerre ağırlığındaki bir kısmını bana bağışlamasını dile." der. Hz. İsa ona; "Sen zerre kadarına dayanamazsın." diye karşılık verir. Delikanlı; "O halde zerre kadarının yarısını versin." der. Bunun üzerine Hz. İsa onun için; "Ya Rabbi! Bu gence sevginin zerre kadarının yarısını bağışla." diye dua eder ve yoluna devam eder.
Epeyce bir müddet sonra Hz. İsa'nın (a.s) yolu yine oraya düşer, delikanlıyı sorar; "Delirdi, dağlara çıktı." derler. Hz. İsa delikanlıyı kendisine göstermesi için Allah'a dua eder. O sırada delikanlıyı dağlar arasında görür, onu gözlerini gökyüzüne dikmiş ve bir kaya üzerinde dimdik ayakta dururken bulur.
Hz. İsa (a.s) delikanlıya selam verir, selamını almaz, "Ben İsa'yım." diye kendisini tanıtarak delikanlının ilgisini çekmeye çalışırken Yüce Allah (c.c) 'tan kendisine şu vahiy gelir; "Kalbinde benim sevgimin yarım zerresini taşıyan kimse insanoğlunun sözünü hiç duyar mı? İzzet ve celalim hakkı için sen onu testere ile ikiye biçsen onun acısını bile duymaz."
İbrahim Havvas (rahimehullahu) anlatıyor; "Bir gün Likâm Dağı'nda idim. Bir nar ağacı gördüm, canım çekti. Ondan bir nar kopararak yardım, ekşiymis, elimden attım ve yoluma devam ettim. Az ileride birini gördüm, yere serilmiş ve üzerine arılar üşüşmüştü.
Adam'a selâm verince; "Aleykümselâm, ya İbrahim!" diye cevap verdi. "Beni nereden tanıyorsun?" diye sordum. "Allah'ı tanıyanlara hiçbir șey saklı değildir." karşılığını verdi. Ona; "Anlaşılan Allah ile münasebetin var, șu arılardan seni kurtarmasını O'ndan istesene." diye takıldım.
Bana șu cevabı verdi; "Ben de senin Allah ile münasebetin olduğunu sanıyordum. Asıl kendin, nar düşkünlüğünden seni kurtarmasını istesene! Nar düşkünlüğünün acısını insan âhirette çeker, oysa arı sokmasının acısı dünyadadır. Öte yandan arı sokması vücudu incittiği hâlde azgın arzular, iğnelerini kalbe batırırlar."