Yarın bir gün henüz kendimi tanıyamadan ölüp gitmekten korkuyorum zira tecrübelerim bana diğerleriyle aramda ne korkunç bir uçurum olduğunu gösterdi. Anladım ki mümkün olduğunca susmam, mümkün olduğunca düşüncelerimi kendime saklamam gerek ve şimdi yazmaya karar vermemin tek nedeni gölgeme kendimi tanıtmak isteğidir. Duvardan uzanıp yazdığım her şeyi iştahla silip süpürmek isteyen gölgeme...
Öyle yaralar vardır ki hayatta, cüzzam gibi ağır ağır yiyip bitirirler yalnızlığına çekilmiş ruhu. Kimseye gösterilmez bunlar; çünkü bu inanılmaz yaralara genellikle tuhaf ve olağanüstü bir şeymiş gibi bakarlar. Biri bunları yazmaya yahut anlatmaya kalkarsa o zaman da insanlar bütün bunları toplumun genel görüşünün ve kendi düşüncelerinin sınırları içinde, dudaklarında alaycı ve bedbin bir gülümsemeyle dinlerler. Zira insanlık bir çare bulamamıştır bu dertlere.
Tam olarak hatırlayamasam da kimi cümleler ve hikayeler bir seçimle karşı karşıya kaldığımda bana yardımcı oluyor. Yaptığım hemen hemen tüm seçimlerin temeli okuduğum kitaplara dayanıyor. Önceden okumuş olduğum kitapları hatırlayamıyorum ancak üzerimdeki etkileri baki.