Zyynxxx

Zyynxxx
@munzevininruhu
Diyarbakır adliyesinde sıradan bir gün
6/10
·764 syf.··
2025 3. kitabı
Bu kitap varya bu kitap. O kadar konuşuldu ki, bana resmen cinnet geçirtti. Yok Tugay Demir şöyle yakışıklı Tugay böyle kaslı, böyle centilmen... mecbur okuduk artık. Ve kesinlikle bu kadar abartılacak yönü yoktu. Evet kitabın bazı yerleri gerçekten tatmin ediciydi, keyif veriyordu, sahneyi gözünüzde canlandırabiliyordunuz falan filan ama bunlar zaten ortalama bir kitapta olması gereken şeyler. Artık yazılan kitaplar o kadar niteliksiz olmaya başladı ki, normal şeyleri karşılayan kitaplar altın değerinde oldu. Kitabın ele almaya çalıştığı pek çok şey vardı. Özgürlük, kadın hakları, adalet vs. Günümüzde çoğunlukla ihlal edilen bunca şeyin kitapta bu kadat net bir şekilde suratımıza vurulması çok hoşuma gitti. T.cize t.ciz deniliyordu en azından, güzellemesi yapılmıyordu. Etik değerlerimi ihlal etmiyordu kitap, bu beni ,uzun zaman sonra olanı olduğu gibi anlatan yazar görmek, çok gururlandırdı. Krallık mükemmel baskıcıydı ben bile gerildim buradan. İnsanları harika baskılıyorlardı. Yazarımızın hayal ettiği evren genişti. Distopik eser diyebiliyorum yani. Çok kafa yakmadı, ama bazı yerler gereksiz yere fazla uzundu. Çok fazla aşk okuduk bence. Bu daha ilk kitapta böylese ikide aman aman yani. Dışarıda katliam kopuyo eftelya tugaya yelteniyor tugay eftelyaya şiir yazmaya başlıyor işte yok hayat böyle güzel şöyle güzel gözlerin daha güzel gülümsemen güneş gibi özgürlüğümsün falan fistan. Tamam abi tugay böyle bir adam, edebiyat yapıp kafa yakmayı seviyor ama yani aksiyonlu sahnelerde bi anda bu aşk ve sevgi dolu cümleler araya girince heyecanım sönüyor. Tugay ve eftelya ilişkisine dair bir iki eleştiri okudum ama ne yazdıklarını unuttum... galiba bu ilişkinin felaket sağlıksız olduğundan bahsediyorlardı. Olabilir. Yani herkes eftelyanın tugaya karşı zorunlu
Edebiyat
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,1bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Biraz doğru biraz yanlış olan bir kitap (spoiler var)
7/10
·576 syf.··
2025 2. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2025 17:17
Beni aşırı derecede arada derede bırakan bir kitap oldu. Kitap konu bakımından çok güzeldi. Daha önce hiç görmediğim bir konuydu. Fantastik okuyan ve okumaya bayılan biri olarak daha öncelerde okumuş olduğum kitapların herhangi birinde pegasusların bu denli ön planda tutulduğu ve hikayenin oluşmasını sağlayan yegane şey olduğunu ilk defa gördüm. Etkilendim baya. Özel bir evren oluşturulmuş, türler, hikayeler, yer isimleri gibi gibi bir sürü şey için fazlaca uğraşılmış bunlar çok belli. Ve bunlar aşırı hoşuma gitti. Ancak bazı şeyler yanlıştı. İlk olarak bu yanlışlardan bahsedeceğim daha sonra kitabın güzel yanlarından bahsedeceğim. Kitapta çok ama çok fazla devrik cümle vardı. Bir kere olan bir durum olsa neyse ama okuduğum çoğu cümlede bütün dikkatim cümlenin yanlışlarına kayıyor ve kitaptan sürekli kopuyordum. Bir yerden sonra aşırı bunaltıcı bir durum haline geldi. Karakterlerin duyguları bana hiç samimi gelmiyordu. Gülüyorlardı, aşırı samimiyetsiz geliyordu. Kızıyorlardı, çok hafif geliyordu. Yani ne bileyim. En sonda Lizge'nin ölümü mesela. Bu kadar üzücü bir duruma, çok sevdikleri birinin ölümüne karşı karakterlerin tepkileri çok ama çok sığ kaldı. Ağladım ama diğer karakterlerin beni sözleri ile etkilemesi yüzünden değil sadece Lizge için. Olay örgüsü çok ama çok hızlı gelişti. Evrenin daha çok işlenmesini ve öğrendiklerimizin altının doldurulması, yaratılan evrene adapte olmamızı isterdim. Ancak her şey çok hızlı gelişti. Bazen olayları karıştırıyor ve ne yaşandığını kaçırıyordum. Bu benim için aşırı eksi bir durumdu. River ve Mila ilişkisi benim için aşırı saçma gelişen bir ilişki oldu. Tatlılar ama bazı şeyler eksik kaldı. Yaşanılan çoğu olayda kopukluk hissettim. Ayrıca bazı sorular cevapsız kaldı. Umarım ikinci kitapta bu sorunlar düzelir.
Edebiyat
Kül KanatAlmina Taner · Athica Yayınları · 2025140 okunma
Okuduğum her satırda umudumun daha da küçüldüğü o kitap.
Bu kitapla birlikte sektörün ne kadar üzücü bir hale geldiğini görüyoruz. Neden mi? Bir kitap basılacağı zaman buna yazarın kitlesi mi yoksa kitabının konusu ve yazım dili mi etkili oluyor? Maalesef günümüzde kitabın kitlesi daha önemli ve belirleyici bir etken. Ancak her ne kadar yazarın kitlesi olsa da, bu kitabın basılması ne kadar normal?? Veya kitap hesapları tarafından bu kadar övülmesi? Anladık reklam alıyorsunuz ama bilemiyorum yani, bu kitabın övülmesi ne kadar normal? Kitabı okurken urken canımdan bezdim ve artık bir yerden sonra dayanamayıp yarım bıraktım. Ki kitap yarım bırakmaktan nefret ederim. Ancak dayanamadım ve yarım bıraktım. Peki neden? 1. Yazarın bizim için kitabın ilk sayfasına koymuş olduğu bilmem kaç dönümlük araziyi kapsayan o haritadaki yerlerin neredeyse bir tanesini bile kitabın herhangi bir sahnesinde göremiyor veya adam akıllı herhangi bir cümlede bahsini bile duyamıyoruz? Ya da ben mi fark etmedim? Bilmiyorum. Ancak herşeye rağmen kitabın geçtiği evrenin tiyatro sahnesinde oynanıyor gibi hissettirmesi çok ama çok üzücü. Fantastik bir kitap yazmaya çalışıyorsan ve o kitapta kendine uygun bir düzen ve zaman ayarlıyorsan, o kitabın bir evreni olur. Eğer bunu bana hissettiremiyorsan bu kitaba fantastik demek saçmalık. Dönem kurgusu de, distopya de ama fantastik deme. Değil çünkü. Ha şimdi şey diyen de olabilir, bu kitap epik fantastik. Değil. Epik fantastik değil, çünkü kitabın ana mekanı olan akademi hakkında bile zerre bilgimiz yok. 2. Karakterler fazla sinir bozucu. Yazar öyle yazmak istediyse bile bu kadar sinir bozucu olmalarının bir anlamı yok. Saf kötülük yapıyorlar o kadar. Rowenan la Blanc çok asil bir kişi ismi gibi ama rowenan asilden öte kibrinin kurbanı. Burnu havada, inat, çok havalı. O kadar yetenekli bir kadın ki üst
Edebiyat
Raven SuikastçısıSelin Solaris · Martı Yayınları · 2025604 okunma