M. SEDAT SERT -Merkezin Taşraya Bakışı, Taşranın Merkeze Mesafesi
10/10
·96 syf.·
2023 21. kitabı
Yeni sayımızın dosyası taşra üzerine olunca öncelikle kendi hayat serencamımı düşündüm, ömrümün bu vakte kadarki kısmının -şu an taşra addedilse bile- eski/yeni payitahtlarda geçtiğini fark ettim: Doğduğum şehir Kastamonu, Candaroğulları Beyliği’nin başkenti; üniversiteyi okuduğum ve birkaç yıl çalıştığım şehir Ankara, Türkiye’nin başkenti; yine üç yıla yakın çalıştığım Saraybosna, Bosna Hersek’in başkenti ve şu an rızkımı temin ettiğim şehir Bursa, Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti... Bu şehirler kendine has tarihi, geleneği, kültürü olan yerler. Kastamonu küçük yerdir. Evden çarşıya gidene kadar yol boyunca selamlaşacağınız birçok kişiye denk gelirsiniz. 1990’lı yıllar ve 2000’lerin başı itibariyle şehrin imkânları mahduttu. Ama bu mahdutluk bir mahrumiyet anlamına da gelmiyordu. Zira kanaat ekonomisi o yıllar için geçerliydi ve eldekiyle idare etmek de bugünkü nesil için anlaşılması zor bir meziyetti. Bir şeyin bol olması, ondan bıkmak veya o şeyi israf etmek demek değildir. Bugün gelinen noktada ise doyumsuz ve hep daha fazlasını isteyen bir ruh hâli esir aldı insanları... Ankara, taşra mıdır yoksa merkez midir, tartışmasına girmeden Ankara’nın hayatımdaki önemine kısaca değineyim: Bir derdim, mefkûrem, gayem varsa bu Ankara’nın sunduğu imkânlar çerçevesinde oldu. Üniversite yıllarımda ve çalışma hayatımda vaktimi doğru yerlerde ve doğru kişilerle geçirmeye gayret ettim. Bu da sonraki yıllar için iyi bir zemin teşkil etti. Ancak bugün benim için Ankara yaşanması zor bir şehir. Yeşilin gölgesinde, mavinin serinliğinde çalışıp dinlenmek varken altta asfalt, yukarıda gri gök, dört yanda beton cazip değil artık. Şimdi merkezin taşraya bakışını, taşranın merkeze mesafesini iki açıdan ele alabiliriz. Merkezin durumunu bir olay ve kitap üzerinden, taşranın durumunu ise
Taşra Mektubu OlayıPolat Onat · Düş Kurguları Yayınevi · 202311 okunma
Herdaim hayatmemat
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
sana aklı ermez ölümlülerin gözlerinde yeşeren derin sırdan bahsetsem saklayabilir misin ay ışığı yarı yarı sorgularken uykuda dünyayı okların menzili karantina altında terler ensemi çiziyor hasmım emniyeti sağlarken yakasından düşmediğim insanların peşinden giden benim kimse duymuyor sürgü seslerini kapıda bekletilmiş misafir gibi teslim ediyorum ruhumu bu allahın bir işi gölgeler boyu belirsizlik büyürken etrafımda cam kırığı şüphelerle yazılmıştı hikaye üçe bir varken yaşım şimdi sekiz numara bir mille kılcal damarlarımdan şah damar örüyorum kastım değil muradım ellerimde beynim ben yıkadım suç benim kimsin diyenlere inat tanınmayı bekliyorum çölde fırtına dağıldı kumlar sırlar aşikar
Alıntı
Her Daim Hayat MematMüjdat Er · Gülnar Yayınları · 033 okunma
Reklam
Puan vermedi·103 syf.··
Beğendi
·
2025 221. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2025 07:48
Beni candan usandırdı cefadan yar usanmaz mı Felekler yandı ahımdan muradım şem'i yanmaz mı 15 ve 20. Yüzyıllar arasında aşk üzerine yazılmış divan şiirlerinden küçük alıntıların olduğu bir kitap. Tabi konu aşk olunca ayrılık, hasret, acı da olmazsa olmaz. Her satırını anladım diyemem ama okuması çok keyifli bir kitap.
Aşk İmiş Her Ne Var AlemdeAbdülhak Şinasi Hisar · Doğan Kardeş Yayınları · 1955147 okunma
CEMİL MERİÇ'CE KÜLTÜRDEN İRFANA...
8/10
·405 syf.·
Beğendi
·
2025 166. kitabı
Cemil Meriç, kendisini, gâye ve muradını (2 Haziran 1976'da "Büyük Gazete" de yayımlanmış bir mülâkatta) şöyle tanıtmış: "Yazar ve hocayım. yarım asrı aşan hayatım okumak ve okutmakla geçti, tercüme ve telif olarak düzine kitabım var. Fransızca bilirim, ingilizceyi anlar ve Arapçayı sökerim. Başlıca işim düşünmek ve düşündüklerimi cemiyete sunmaktır. [...] Üç kıtaya hâkim olmuş bir medeniyetin, dünyaya adalet ve kardeşlik dağıtmış bir ülkenin hiçbir zıpçıktı "uygarlığı" taklide ihtiyacı yoktur. Türkiye'nin kendisi kalması; insanlığı bütün keşiflerinde, bütün fetihlerinden faydalanarak ihtişamlı mâzisine lâyık bir istikbâl inşâ etmesi başlıca muradım... [...] Batı'yı Batı yapan fikrî temeller, insanlığın ve İslâm'ın ortak hazinesinden alınmıştır. Bizim için söz konusu olan istirdattır, yâni kaybettiğimiz hazinelere sahip çıkmaktan ibarettir... [...] Hadîs-i Şerif, "Kendini tanıyan Rabbini de tanır", buyuruyor. Gençler önce kendilerini tanımalılar; kendilerini yâni ikbâl ve idbârlarıyla tarihlerinin bütününü, kendi dillerini, dinlerini ve irfanlarını. Sonra insanlığın tarihine eğilmek, Asya ve Avrupa'nın her düşüncesini hiçbir peşin hükme saplanmadan tetkik etmek. Bu çetin yolculukta iki çetin yardımcıya ihtiyaç var: 1.si Milli İrfan Hazinelerini taramaya yetecek zengin ve köklü bir Türkçe (İslâm harflerini öğrenmeden böyle bir fethe çıkılabileceğini sanmıyorum). 2.si Bir Batı dili Avrupa'yı, imtiyazlı birkaç züppenin vesayetine ihtiyaç duymadan bizzat tetkik etmek için bir Batı dilini bilmekten başka çare yoktur. Sonra "ikrâ" emr-i celiline uymak..." Üstad bu çerçeve de Batı kültürü ve Doğu irfanını tetkik ve tahlile çalışmış bu eserinde. Eser sekiz bölüm den müteşekkil ve Batı'ya ve Doğu'ya dair birçok arabaşlıktan oluşmuş 405 sahife... Eser, Kültür ve İrfan'a dair
Araştırma-İnceleme Dünya Klasikleri Felsefe
Kültürden İrfanaCemil Meriç · İnsan Yayınları · 19861,025 okunma
Ey İlham Sahibi…
10/10
·854 syf.··
Beğendi
·
2025 168. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2025 19:11
Her sayfası ruhuma ilmek ilmek işledi. Seni hissettim, eyyy eşiğime erişilmeyen yüce insan. Hem muradım senin kulluğunla düzene girmede, hem adım methinde ebedileşmede! Hafız-ı Şirazi Hafız Divanı
1000Kitap
Hafız DivanıHafız-ı Şirazi · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2019845 okunma
10/10
·372 syf.··
2025 33. kitabı
Bəli, nəhayət o gün gəlib çatdı. Aysel Şıxlının Qanadsız Mələk kitabı haqqında bütün fikirlərim uzun olacaq deyə yalnız bir hissəsini bölüşəcəm. Sevgi romanlarını oxumağı çox sevən biri olaraq "Qanadsız Mələk " görən kimi diqqətimi cəlb etmişdi. Sevəcəyimə zərrə qədər şübhəm yox idi. Çünki demək olar ki, 1ildən çox idi oxumaq istəyirdim bu kitabı, sadəcə fürsət olmurdu. Qismət indiyə imiş deyib çox böyük həvəslə başladım. Kitabı o qədər çox, o qədər çox sevdim ki...onunla aramızda tamam başqa, Görünməyən bağ əmələ gəldi. Düzdü çox ağlatdı məni.Hətta öz-özümə düşündüm ki,görəsən bir də hansı kitab məni bu qədər ağlatmağı bacaracaq? Murad...ah Muradım,kaş ki azca cəsarətini toplayıb risk edərək sevgini etiraf edərdin. Muradı çox az insan anlayar əslində, o dostluğunu itirməkdən ya da Mələyi həmişəlik itirməkdən qorxurdu. Hələ Ayxan və Mələk ikisi ilə də üz-üzə gələndə keçirdiyi hisslər. Bu hekayədə günahkar yox idi. Sevgisi ilə birlikdə dostluğunu da itirməkdən qorxan insan var idi, dostluğuna xəyanət etməyib dostluqda sevgi haqqında düşünməyəcək qədər saf Mələk var idi...Ara-sıra "Murad de də,de sevdiyini" deyə düşünürdüm, amma eyni zamanda başa düşürdüm Muradı. Ayxan bir qədər suallar yaratdı ağlımda bilmədim onda da günah axtarım ya yox,amma xəstə olduğunu keçirəndə bilmirəm artıq neçənci dəfə idi ağladığım səhifələri oxuduğum. Bəs bu "Bermud üçbucağı"nın aqibəti necə oldu?Spoiler olmasın deyə sonundan danışmayacam.Bu sualı isə yalnız oxuyanlar bilsin istəyirəm. Ümumiyyətlə isə kitabda sevgi,dostluq, ailə münasibətləri, müasir gənclik üçün aktual olan bir çox mövzuya məharətlə toxunmağı bacarıb yazıçı.
1000Kitap
Qanadsız MələkAysel Şıxlı · Teas Press · 0409 okunma
Reklam
Reklam