hafıza, sırtımızda taşıdığımız seyahat çantasıdır aslında. sonsuz hayat döngüsünün içinde her gün, her dakika yenileri eklenir de kamburu çıkar insanın onu taşıdıkça. zamanla bazılarını atmak zorunda kalır ilerleyebilmek için. hiç vazgeçemedikleri vardır bir de, her gün elinin altında olsun, istediğinde hemen ulaşabilsin ister her insan..
-adama soruyorsun 'gardaş nerelisin?' diye 'Ankaralıyım ama Selanik'ten geldik' diyor, 'Trabzonluyum ama Yugoslav göçmeniyiz' diyor, 'Eskişehirliyim amma Çerkeziz' diyor. e İstanbul ne? alayı 'göçmenim de göçmenim' diyor. şimdi siz Türkçe'yi pek güzel konuşanlar bile bir türlü Türk olduğunuzu kabul edemiyorsunuz da ben konuşamadım diye mi Türk olamadım? sen nesin agam?
-Türk'üm ben!
-eyi.. ne mutlu sana..
zaten birinin kim olduğunu sorunca ya adından ya mesleğinden bahsediyor. bir fark yarat be, ne olacak? bana kim olduğunu söyle, inan adın umrumda değil.