"Yaşamak ölümü kaçınılmaz kılıyorsa, ölüm yaşamın içinden doğuyorsa, canlı olan her şey önünde sonunda ölmeye mahkûmsa, yaşayabilmek için ölümü kabullenmeli, ondan korkmamalıyız diye düşünüyorum. Daha doğrusu böyle düşünmek istiyorum ama ne mümkün! Her sela verilişinde bir cenaze düşüyor aklıma; Cahit Sıtkı'yı her okuyuşumda yolun sonuna geldiğimi fark ediyorum, yolun yarısında olmak için neler vermezdim ki.. "
İzmir Kitap Fuarı,nda ki söyleşisinde de son kitaplarının hep ölüm üzerine olduğundan, sanırım yaşlılığın getirdiği bur durum olduğundan bahsedilmişti.
Alıntı yaptığım paragrafta geçmişe özlemini dile getirmiş. Kişisel fikrim ise yaşımın getirdiği bir tecrübesizlik olarak görülebilir tabi amaher yaşın kendine ait mutluluk kaynağı olduğu ve bu şekilde hayatımızı noktalamamız gerektiği yönünde.
Otuzlu yaşlarıma henüz girdim fakat yirmili yaşlarımı ya da çocukluğumu aramıyorum. Geçmişte yaşanan kötü hayat deneyimlerimi hatırlıyorum ve geçmişe dönmek hevesinde değilim.
Nedim Gürsel'in söyleşisinde bu konu hakkında birkaç soru sorup üzerinde tartışmayı isterdim doğrusu. Söyleşi günü kitabı yeni çıkmıştı. Yüreğine sağlık.
Nedim Gürsel
M. Kemal Sayar
Kemal Sayar bu yazısında çok güzel bir konuya değinmiş. Bütün kelimelerine katılıyorum. Kendisiyle aynı fikirleri paylaştığım için ve bu konuda yalnız hissettirmediği için teşekkürler, kalemine sağlık. Okumayanlar varsa bu yazısını kaçırmasınlar ve kitaplıklarının bir köşesinde dursun.
Kaan Koç
Kaan Koç Temmuz sayısındaki Toplumsal Sözlaşme 2.0 yazısında yoksulluk ve fikir yapısıyla ilgili bir yazı kaleme almış. Beğenerek takip ettiğim yazılarında bu sefer toplumun bazı kesimlerine karşı çok sert bir dil kullandığını düşünüyorum. Evet, bazı cümlelerinde haklılık payı olabilir. Fakat sert bir söylem kullanmasını anlayamadım doğrusu. Geçerli bur sebebi olduğunu düşünüyorum, bunu keşke onunla konuşabilseydim. Ben de yanlış algılamış olabilirim tabiki.
Kemal Hamamcıoğlu'nun yazısı kendime not ve kulağıma küpe olsun. "Vurduğun kalbinde açan gülleri neden inatla görmüyorsun?" başlıklı yazısında çevremde bulamadığım teselli ve beni ayağa kaldırmada yardımcı olacak gücü bu yazıda bulmak üzereyim sanırım. Ama nasıl kalkacağımı ve ne yapmam gerektiğini tam olarak bilemiyorum. Benim gibi düşünenler ve yarası olanlar için tavsiye ederim. Masa Dergisi - Sayı 60 (Mart 2022)Kemal Hamamcıoğlu
Mehmet Güreli'nin yazısı duygu ve düşüncelerimi yansıtıyor. Yazısında belirttiği iki kitabı okumak için sabırsızlanıyorum. Kaleme aldığı duyguları bir gün yaşamak ümidiyle...
14.02.2022
Mehmet Güreli