Murat EFE

Murat EFE
@murat_efe
İzmir
20 Haziran 1992
21 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
HER ŞEYE RAĞMEN
"Sahte bir mutluluk yerine yalnızlığıseçmek; büyük beklentiler yerinekimseden birşey beklememek, zira beklenti insana hayal kırıklığı yaşatır. Yapmaz dediklerin yapar, gitmez dediklerin gidebilir. Bu can bir emanettir, onu taşımak da güçlü bir karakter gerektirir. Sabırlı ve onurlu yaşamanın da bir erdem olduğunu hiç aklımdan çıkarmamayı ilke edinerek olabilir" diye yanıtlar. Dostça evrende tüm canlıları sevebilmeli; kırmadan, acıtmadan bu dünyadan geçip gitmeli insan.
Sayfa 31 - Meral IŞIK yazısı·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Ne İstiyoruz?
Biz istiyoruz ki, bu memlekette yapılan her iş, üç beş kişinin çıkarına değil, bu toprakları dolduran milyonların yararına olsun. Herhangi bir karar alınırken, İzmir'deki ortak tüccar, İstanbul'daki ahbap milyoner değil, bu kararların altında beli bükülen, çoluk çocuk inleyen yığınlar göz önünde tutulsun. Biz istiyoruz ki, bu topraklar üzerindeki insanlar, kafalarında taşıdıkları fikirlerden dolayı değil, bu yurdun ve bu halkın yararına yahut zararına yaptıkları işlerden hesap versinler. Bu iş incelenirken, koltuğuna ısınmış beş on hazır yiyicinin menfaati, keyfi değil, milletin hayrı düşünülsün. Ve insanları sahiden insan eden o en büyük nimet: Hürriyet, riyakâr ağızlarda "Adam avlama yemi" olarak kullanılmasın. Biz istiyoruz ki, şu topraklar ve onun üzerinde yaşayan insanlar, hiçbir yabancı devletin oyuncağı olmasın. Bir karış toprağımıza, bir tek vatandaşımıza bile göz dikilmesin. İster orduya dayanarak, ister bankaya dayanarak, ister dost görünerek, ister düşman görünerek, bu topraklarda kendi çıkarlarına yerleşmeğe uğraşanlara yüz verilmesin. Dünya işlerinde politikamız, şunun bunun kölece peşinden gitmek değil, bu milletin selâmetini en iyi sağlayacak yolları MÜSTAKİL olarak seçmek şeklinde kendini göstersin. İşte biz sadece bunları istiyor ve böyle düşünüyoruz. Eğer böyle düşünmekve bunları istemek bir suçsa, hemen haber versinler, bu suçu işlemekten, yazmaktan, söylemekten vazgeçelim Yok, bunlar suç değilse, o zaman bize açık veya sinsi yollardan kahpece vurmaktan vazgeçsinler. Çünkü namuslu insanlar, kendine güvenen insanlar, haklı olduğuna inanan insanlar, bu kadar kirli yollardan gitmeye lüzum da görmezler, tenezzül de etmezler.
Sayfa 2 - Sabahattin Ali alıntısı, Markopaşa, (10), 10 Şubat 1947, Markopaşa Yazıları ve Ötekiler, Yapı Kredi Yayınları, 1998·Kitabı okudu
Ne istiyoruz?
devlet bahsi
Tekin Deniz aktarmıştı geçenlerde, Ankara'ya ilk tiyatro binası yapıldığında vatandaşlar bunu çok lüks bulupiçine adım atmaya çekinmişler. Demişler ki kendi kendilerine, "Yok canım, burası bizim için değildir herhâlde." Oysa aksine bizim içindir. İnsanlar içindir. Orhan Veli, "Sizin için, insan kardeşlerim/ Her şey sizin için" diye başladığı şiirini "Cephelerde harcanan kurşun;/ Sizin için mezarlar, mezar taşları,/ Hapishaneler, kelepçeler, idam cezaları;/ Sizin için;/ Her şey sizin için" diye bitirir. Çünkü hepsi insanlar içindir. Dünyanın bütün devletleri, tahtları, sarayları, makamları, servetleri, savaşları geçicidir. Kalıcı olan şey insan olmaktır, insanlıktır. Ancak özellikle doğu toplumlarında devlet sanki ilahi bir temsil kabiliyetine sahipmişçesine ilahlaştırılır. Bir tür tanrı katında görülür devlet. O her yerdedir, her şeyi gözeten, her şeye hâkim olan odur. Bu, doğunun devlet düşüncesinin tam çekirdeğinde yatan fikirdir. Eh, durum böyleyken, halkın bir kriz karşısında, bir imdat arayışında " Nerede bu devlet!" diyerek dövünmesi sanki bir şirk, bir -haşa huzurdan- Allah'a küfür gibi karşılanır. Oysa batıda devlet dünyevidir. Dünya işleriyle ilgilenir. Biri gider biri gelir ama esas olan hizmetlerin, güvenliğin, sunduğu hak ve ödevlerin devamlılığıdır. Batıda insanların devleti, doğuda ise devletin insanları vardır. Bu yüzden doğuda insanlar devletten dayak yemeye, azarlanmaya, onun tarafından hizaya çekilmeye, aşağılanmaya, alışkındır. Çünkü ona karşı gelmek -dini anlamıyla söylemiyorum- bir çeşit şirk sayılır. Gelgelelim devlet, senin benim gibi bir grup insanın geçici olarak görev aldıkları dev bir şirket, bir kurumdur. Hepsi bu. Onu bizler var ederiz. Dolayısıyla da başımız dara düştüğünde "Nerede kardeşim bu devlet!" diye bağırmak ana sütü gibi
Sayfa 7 - Mahir Ünsal Eriş yazısı·Kitabı okudu
Devlet
kuantum bilgisayar
Geleceğin en çok ümit vaat eden teknolojileri arasında kuantum bilgisayarlar en üst sırada bulunuyor. Şu an için, mucizevi cihazlar gibi görünüyorlar. Silikon tabanlı mikroçipler kullanan geleneksel bilgisayarların kapasitesinin sınırına geldiğinde, yeni uygulamalar için gerekli bilgi işlem gücünü sırtlayamadıklarında, bu yükü kuantum bilgisayarların devralacağı düşünülüyor. Günümüzde bazı hesaplamalar ve uygulamalar artık o kadar karmaşık hale geldi ki, süper bilgisayarları bile zorluyor. Hesaplamaları bitirmeleri hem çok uzun sürüyor hem de inanılmaz yüksek miktarlarda enerji harcıyorlar. İklim felaketinin yaklaşmasına katkıda bulundukları da gözden kaçmayan bir gerçek.
Sayfa 10·Kitabı okudu
Bilgisayar
Savaş bir cinayettir
Bernard Shaw, "Her üçkağıtçının sığınacağı son kale milliyetçiliktir" der. Shaw, milletçi duygular taşıyan insanların "üçkağıtçı" olduklarını söylemez. Metni böyle okumak yanlış olur. İrlandalı yazar, milliyetçi düşünceye sahip olan insanları üçkağıtçıların oyununa gelmemeleri, onları aralarına almamaları konusunda uyarır. Dünyanın neresinde olursa olsun, halkını soyan, devletin gücünü ailesi ve çevresinin zenginleşmesinde kullanan, uyuşturucu kaçakçıları, kara para aklayıcıları ve mafyayla kol kola hareket eden politikacılar, haklarında sorgulayıcı bir dönem başladığında, milliyetçi duyguları sömürmek için bir komşu ülkeyle sorun yaratır, çatışma çıkarırlar. Bu kirli senaryoda amaç, gündemi değiştirmek ve yolsuzlukları unutturmaktır.
Sayfa 13 - Sunay Akın yazısı·Kitabı okudu
Savaş
Reklam