Biz kediler, yalnızlığın özgürlük demek olduğunu bilirdik. Bu yüzden, yalnız olmanın hüznünü, özgürlüğün mutluluğuyla harmanladığımızdan, güzel yaşardık yalnızlığımızı.
Her şeyin rüya gibi gerçek üstü olduğu filmde, "Aaaa piyano çalan polis memuru da âdeta bir rüya gibi, ne kadar güzel..." diyorsun. Yönetmenin amacı da zaten bu.
Görevi hayatlarımızı daha emniyetli hale getirmek olan, hayli sert hayat şartları altında günlerini geçiren güvenlik güçlerinin müzikle ilgilenebileceklerini nedense pek düşünemiyoruz. Aklımıza hep Gezi Parkı'nda piyano çalan müzisyenler, şarkı söyleyen gençler ve onların daha fazla taşkınlık yapmaması için tam karşısına konumlandırılmış emniyet güçleri geliyor. Müzik onları birleştiremez miydi? Her ay Masa Dergi'yi alıp yazılarımı takip eden edebiyat düşkünü pek çok polis okurumuz var. Öyle duygulu ve öyle güzel mesajlar yolluyorlar ki, onların bu güzel iç dünyasına şahit olmak bana kendimi daha iyi bir dünyada yaşadığımı düşündürtüyor. Oysa tüm dünyada her gün sokaklarda otoriteler, bizi onlarla karşı karşıya getiriyor.