Fakirlik tarihin en eski toplumlarından itibaren süre gelen bir durumdur. Fakirliğin ve zenginliğin aynı dünya hayatında bulunması şüphesiz bir dengenin sağlanması amacıyla olmuştur. İnsanlar arasında bu şekilde farklı derecelerin olduğu Kur'an'da şöyle açıklanmaktadır: "... Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır." Ayetten de anlaşılacağı üzere fakirliğin ve zenginliğin bulunması insanlar arasında bir işbirliğinin sağlanması amacıyladır.
Kur'an'ın ifadelerine göre ise zekât, birr'e (iyiliğe) sahip olanların özelliği olan, ribanın karşıtı olarak artma özelliği bulunan, ifa edildiği takdirde büyük mükâfatların verileceği, Allah'ın rahmetiyle kuşattığı insanların bir özelliği olan, müşriklerin yaptıkları takdirde imana geldiğini gösteren hususlardan biri olan, Hz. İsa'nın (as.) henüz beşikte iken emrolunduğunu söylediği, İsmail peygamberin ailesine emrettiği, Yakup ve İshak peygamberlere vahyedilen hususlardan biri olan, iman edip salih amel işleyenlerin özelliği olan, Allah yolunda cihat edenlerin emrolunduğu, hiçbir ticaretin ve hiçbir alış verişin kendilerini Allah'ı tespih etmekten alıkoymadığı insanların özelliği olan, müminlerin esas özelliklerinden biri olan, muhsinlerin özelliklerinden biri olan Resulullah'ın (asm.) hanımları namında tüm kadınlara emr olunan, ehl-i kitaba emredilen dosdoğru bir dinin bir unsuru olan dünyevi ve uhrevi birçok hikmeti bulunan ilahî bir farizadır.
Sayfa 48 - Virgül koyulan her cümle kuranda geçiyor.·Kitabı okudu
"Zekât' (الزكاة) lafzı, Kur'an-ı Kerim' de 30 defa, "sadaka" (صدقة) lafzı ise müteradif manada 2 defa geçmekte, ıstılah manasıyla zekât toplamda 32 defa zikredilmektedir. Zekât lafzı ile geçen 30 ayetten 26'sı "salat"' (صلاة) lafzi ile namaz manasında birlikte kullanılmaktadır. Zekât ayetlerinin 8'i Mekkî, 24'ü ise Medenıdir.
Sayfa 47 - Not; arapça yazılışları doğru olmayabilir.·Kitabı okudu