Evet, size hayali bir doktorun yaşadığı olayı anlatmayacağım, önünüzde çırılçıplak soyunup diyeceğim ki, ben... Bu kahrolası yanlızlikta, insanın ruhunu kemiren, iliğini kemiğini kurutan bu lanet olası ülkede, utanmayı unuttum ben.
Sevgilin, Allah'ın güzelliğinden sadece bir zerre taşıyordu. Şimdi o zerrenin özüne ulaşma yolculuğu başlayacak, damla denize karışıp sevgide kendini bulacak, aslına döneceksin. Bedenimiz topraktan geldi, toprağa gidecek; ruhumuzsa Allah'tan geldi, yine ona dönecek. Bu yolculukta seni aldatacak tuzaklar konulmuştur, seni sınayacak geçici aşklar da.
Ben Mecnun, Efendim Hilleli Mehmet Fuzuli´nin dizelerinde yaşayan köle... Çilek idim kazanlara attılar, kağıt diye pazarlarda sattılar. Hücrelerim iki tomarı doldurmuştu, Bağdat çarşısında iki koyuna takas edildim ve kendimi Hilleli lirik şairin kulu bildim. Onun evinde aşkı tanıdım, sonra acıya alıştım, aşk mektebinde yıllar yılı Leyla´yı çalıştım. Yazıldım, kitap oldum, dile geldim, söyledim, hitap oldum.
Ben Kays!.. O muhteşem köle!.. Ve sultanım Leylaaaaaaaa!..