Mehmet Efendi'nin kıyafeti, zarafeti Paris'in günlük konusu olmuştu. Kral dahi Türk sefirini ayrıca görmek ve ona Versay'daki hazinesini göstermek istiyordu. Mehmet Efendi sarayda tekrar büyük bir itibarla karşılandı. Lalası Kral Naibi), çocuk Kralı göstererek (Güzelliğine ne dersiniz?) şeklinde Mehmet Efendi'ye sual sorunca, o da ( Maşallah! Hak Teala kem nazardan saklasın!) cevabını verdi. Kralın uzunca örgülü saçları vardı. Lalası, (Bunlar takma değildir, isterseniz yakından bakınız) deyince, Kral başını arkaya çevirip saçlarını Mehmet Çelebi'ye gösterdi. Türk elçisi hatıratında saçlarını okşadığını söylüyor.
Paris'e girerken bir mareşal ve bir alay asker tarafından karşılandı. Kendisi öndeki atta, arkasında maiyet erkanı ve onu takiben ellerine tüfek ve mızrak verilmiş, kürk giydirilmiş neferler, yaya olarak sakallılar, imam efendi, kapu kethüdası, oğlu Sait Efendi ve tercümanı vardı. Paris'e halkın coşkun gösterileri arasında girdi; sokakları dolduran Fransız halkı bu alayı coşarak seyrettiler.
Osmanlı İmparatorluğu'nun (Lale Devri) olarak adlandırılan yıllarında, Elçi payesi ile Fransa'ya gönderilen Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi, toplum hayatımıza getirdiği yeniliklerle ve hatıralarıyla hizmet etmiş, Paris'te unutulmaz izler bırakmış ünlü bir Türk'tür.