Murat Nakay

Murat Nakay
@muratnakay
Supertramp
Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği
Üniversite
Istanbul , izmir
29 Şubat
1205 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·443 syf.··
Beğendi
·
2020 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2020 22:52
Yağmurcuk Kuşu kitabı son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardan. Bana göre yazarın İnce Memed’en sonra en güzel kitabı. Şu an serinin ilk kitabı ama o havayı size yansıtıyor. Yaşar Kemal’in klasikleşmiş olağanüstü betimlemeleri insanı o dağlara, ovalara, vadilere götürüp oradaki kokuyu, oradaki görüntüyü insana aktarıyor. Çekilen çileleri, yaşanan hayal kırıklıkları, heyecanları, mutlulukları insanlara aktarmak ne büyük bir yetenektir. Olaylar Van Gölünün etrafında başlamaktadır. Orada mutlu olan hayatların savaşın başlamasıyla altüst olması yollarda çekilen çileler bunlar hepsi insanın gözünü yaşartacak kadar etkili anlatmaktadır. Evet yine Çukurova ama her zaman farklı bir tat katmayı başarıyor. Olayın kahramanı İsmail ağa olarak önümüze çıkmaktadır. İsmail dürüst, güvenirli, cömert, insan gibi insandır. Çekilen çilelerin sonunda güzel günlere kavuşmasına rağmen o kötü günleri unutmayıp yardımseverliği devam etmiştir. Yollarda geçen yılların sonunda bir çocuk bulurlar adı Salman. Salman’ın yaşadığı olayları kimse bilmemektedir ve sadece okuyan insanlar bunu göreceklerdir. Salman İsmail Ağayı babası olarak görür ve onu Allah gibi sever. İsmail Ağanın Zero adında bir karısı vardır. Bir de Mustafa adında oğulu olur. Salman cesur, başına buyruk ama babasının sözünden asla çıkmayan bir kişi. Mustafa ve bütün çocuklar Salman’dan korkmaktadırlar. Hepsi Salman’ın onları öldüreceğini düşünmektedirler. İsmail Ağa elindekilerini ne kadar dağıtırsa ondan kat kat fazlasını kazanmaktadır. Bütün köy onu kıskanmakta ve dedikodular alır başını gider Ankara’ya kadar. Ne zaman Yaşar Kemal’i okusam insanların bu ikiyüzlülüğünü daha fazla görüyorum. Bazen insan diyor ki İsmail Ağa yanlış yapıyor bu köylüleri süründürmeli onlar iyilikten anlamıyorlar. İşte bunu size söyletecek kadar
1000Kitap
Yağmurcuk KuşuYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20131,265 okunma
Reklam
10/10
·225 syf.··
Beğendi
·
2019 63. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2019 23:00
Erich Maria Remarque’ un ilk romanın olan Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok savaşların insan hayatlarının üzerindeki inanılmaz etkisini ortaya koymaktadır. Remarque döneminde savaş karşıtı yazılar yazan ender yazarlardan birisidir. Hitler zamanında yazdığı kitaplar insanların üzerinde yanlış etki bıraktığı için toplanılacak ve meydanlarda ilk sıralarda yakılacak. Artık kitaplarından ve düşüncelerinden dolayı Almanya’ya ayak basamayacak sonra vatandaşlıktan da çıkarılacaktır. Bir kitap yazıldığı dilde ne kadar etkileyici olursa olsun yapılan çeviriler sonucunda etkisini kaybedebilir, vermek istediği duyguyu okuyucuya aktarmayabilir. Bu oluşacak olumsuz etkiyi edebiyatımızın büyük yazarlarından Behçet Necatigil’in yaptığı güzel çalışmayla ortadan kalkmıştır. Roman daha lise öğrencileri iken çıkan 1. Dünya Harbine katılmaları için büyükleri tarafından teşvik edilen Paul ve onun sınıf arkadaşlarının etrafında geçmektedir. O kadar genç, o kadar tecrübesiz, o kadar iyimserler ki; tarihin gönüllerine göre akacağına inanıyorlar. Böyle bir şey olmadığını hemen anladılar. Onlar kahraman olmak için askerliğe gelmişlerdi ama hiç de öyle olmadığını, büyüklerin onları kandırdıklarını artık biliyorlardı. Savaşın ne kadar kötü olduğunu hemen farkına vardılar ama artık dönüşün olmadığının da farkındaydılar ya onlar ölecek yada öldürecekler. Karşılarında savaştığı kişilerin insan olduklarını unuttular, çünkü unutmalarını istiyorlardı. Savaş bütün çıplaklığıyla devam ederken Paul’un arkadaşları da birer birer eksiliyordu. Ama ölüm artık o kadar sıradandı ki cepheden döndükten sonra her şeyi unutup yemek yemeyi, içmeyi düşünüyorlardı. Savaşın ne kadar yıkıcı olduğunu gerek annesini gördüğünde hissettiklerini anlatamadığında yaşamış, gerek ise Kemmerich’in annesine arkadaşının nasıl
1000Kitap
Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok (Ciltli)Erich Maria Remarque · Everest Yayınları · 20204,050 okunma
9/10
·590 syf.··
Beğendi
·
2019 58. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2019 21:04
Ahmet Ümit’in kaleme aldığı müthiş bir eser. Kitap inanılmaz akıcı bir anlatıma sahip. Yazar betimlemeleri inanılmaz güzel kullanıp, okuyucularını boğmadan olayları anlatıyor. Okullarda ders kitabı olarak kullanabilecek kadar tarih bilgisi barındırması ise başka bir güzellik ve renk katıyor kitaba. Kitapta bölüm arasında bulunan güzellemeler ise insanı ayrı bir etkiliyor. İnsanları olayların yaşandığı tarihe kısa bir yolculuğa çıkarmayı başaracak kadar güzeller. Kitap Nevzat adında bir başkomiser etrafında gerçekleşiyor. Nevzat eşini ve çocuğunu bombalı bir saldırıda kaybetmiştir. Ama hayat karşısına sevebileceği birini çıkarmıştır. Bu sıralarda İstanbul’un bilinen en eski adı olan Byzantion’un kurucu Byzas’ın yaptırdığı şimdi hiç bir kalıntısını kalmadığı Poseidon tapınağında boğazı kesilmiş bir ceset bulunur. Bulunan maktulün elinde dönemin sikkesi çıkar. Sonra Constantinus için yapılan Çemberlitaş da yine bir ceset ve elinde sikke. Sırasıyla Altınkapı, Ayasofya, Fatih Camii, Topkapı Sarayı, Süleymaniye... Nevzat, Demir ve Yekta çocukluk arkadaşları... Aynı kıza aşık olan ama dostlukları için aşktan vazgeçen insanlardır ve aşık oldukları kız Handan... Hayat Nevzat ve Demir’i aşık oldukları kızdan uzaklaştırır ve kader diğer ikisini daha da yakınlaşmasını sağlar ve evlenirler. Ama aşık olduğu kadını ve çocuğu çok vahim bir kazada ... kaybeder. Arkadaşları ayrılan kadının ölümü; arkadaşların tekrar birleşmesini sağlar! İstanbul’un tarihi dokusunun korumak için çırpınan insanların oluşturduğu bir dernek. Bu derneğin yönetici ve Ayasofya’nın müdireyesi Leyla ile geçmişi yüzünden ilk şüphelenilen sevgilisi Namık. Ve İstanbul’a bambaşka bir çevre katacağını düşünen ve bunun icin her yolun müstahak olduğunu düşünen işadamı Adem. İnsanları korkutan, yetkililere
1000Kitap
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943bin okunma
9/10
·288 syf.··
2019 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2019 18:29
Eser, yazarın bugüne kadar kaleme aldıklarının hepsinden farklı bir konu ve hava taşımaktadır. Daima harp canavarının gölgesinde insanların aşklarını, ihtiraslarını ve ümitsizliklerini işleyen yazar, bu kitapta ilk defa olarak harpten uzak, fakat yine cephede ön safta savaşan erler kadar tehlikeli hayatlar yaşayan insanların inanılmayacak kadar seri tempolu hayatlarını ele almaktadır. Bir kere daha ölümün gölgesinde çırpınan insanlarla karşı karşıyayız. Bir kere daha o ilahi sanatkar bizi, inanılmayacak kadar hazin bir aşkın girdabına çekmektedir. Paris’in en lüks kabarelerinden, Sicilya’nın tozlu ölüm dönemeçlerine, Venedik’in gondollarından, İsviçre’nin karlı dağlarının kullanıldığı zengin bir dekora sahip kitapta yalnız ecelin birbirine yaklaştırmış olduğu iki insanın aşkını anlatmaktadır.
Tanrının Gözdesi YokErich Maria Remarque · Akay Yayınevi · 1961120 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2019 37. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2019 18:44
Tavsiye edildiğinde hiç duymadığım için biraz soğuk bakarak kitabı okumaya başladım ama bu kitabı 3. okuşum. Kitap etkisini hemen ilk sayfada göstermeye başladı. İnanılmaz yalın ve akıcı bir dile sahip. Uzun zamandır böyle bir anlatım tarzını görmedim. Yazarın kendine özgü ve etkili bir dili var. İnsanı kendine çeken türden. Konular arasında durmadan geçişler var normalde bu geçişler insanı yorar ve dikkatini dağıtırken bu kitapta tam tersi bir etki yaratmış ve bu etki kitaba inanılmaz renk katmış. Kitabın konusuna gelince; bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde geçen olaylar anlatılmaktadır. Ana kahramanın ismi Mikail’dir. Konu İstanbul’dan çok uzak Norveç’te geçmektedir. Mikail insanların zamanla şeytanlaştığını düşünen ve onu iyileştirmeye çalışan insanların acı çekerek yok edilmesi gerektiğini düşünen psikopat kişiliğe sahip biridir. Ama hem de büyük bir ama kitabın sonunda sizi bekliyor. Aslında bambaşka bir kişilik ve hayata şahit olacaksınız. Mutlaka okunması gereken bir kitap...
Boşlukta UyanmakBurak Parmaksız · İthaki Yayınları · 2019685 okunma
Reklam