Kader ona, tüm varlığıyla istediği bir tek şeyi lütfetti: dünyanın çevresini dolaşan yolu bulmak. Ama yurda dönüşün sevincini, başarının en tatlı kısmını çok gördü ona. Zafer çelengine yalnızca bakabildi, yalnızca dokunabildi ama çelengi göğsüne bastırmak istediğinde, "yeter" dedi kader ve özlemle kaldırdığı eline vurdu.
Macellan'a bir tek girişimin kendisi lütfedilmiştir, onun dünyadaki altın gölgesi olan şan şöhret değil.
insanlığın en dikkate şayan başarılarının hemen her zaman akıtılan kanlarla lekelenmesi ve en büyük işlerin üstesinden zalimlerin gelmesi, insanlığın ebedî lanetidir!
Bizim tarih dediğimiz şey, zaman ve mekânda gerçekleşmiş bütün önemli olayların bir toplamı değildir; dünya tarihi, tesadüfen yazınsal ya da bilimsel olarak tasvir edildiği için üzerine ışık düşen o küçük kesittir yalnızca. Homeros olmasaydı Akhilleus bir hiçti, yaşananları kaydeden vakanüvis ya da onu yeniden biçimlendiren sanatçı olmadığında her suret gölge olarak kalır, olayların sonsuz denizindeki her olay dalgalar gibi kaybolur
Büyük başarılarda dünya, görüntüyü netleştirmek amacıyla, kahramanlarının dramatik, pitoresk anlarına odaklanmayı tercih eder: Caesar, Rubicon'dan geçerken, Arcole Köprüsü'ndeki Napoléon. Fakat tarihte başarıların akılla, sabırla yavaş yavaş örgütlendiği, o yaratıcı hazırlık yılları gölgede kalır...