Kitabı okurken kendimi Fransız ihtilali sonrasındaki korkunç atmosferin içinde buldum. Cezaevlerinin tıklım tıklım dolduğu, her gün onlarca kişinin idama mahkum edildiği korkunç bir atmosfer. Uyduruk bir ihbarla ya da ağzınızdan çıkan yanlış bir söz ile hain olabilirsiniz ve uyduruk bir yargılama ile giyotine gönderilebilirsiniz. İhtilal o kadar açtır ve kana susamıştir ki, eninde sonunda kendi çoçuklarını da yemek zorundadır. Bu kaos ve karmaşa içinde elbette dünün kahramanları bugünün hainleridir. Dünün azametli büyükleri, bugünün mahkumlarıdır. Dün alkışlayanlar bugün yuhalayanlardır.
Aslında bir ressam olan Evariste Gamelin'in ihtilal mahkemesine Jüri üyesi seçilmesiyle birlikte gelişen süreçte, Gamelin'in akıl ve vicdan yerine hislerin ve mutaassıp fikirlerin devreye girdiği acımasız kararlara oy verişine tanıklık ederken, aslında o devrin bozuk atmosferini de yakından teneffüs ediyorsunuz. Akıcı bir kitap olduğunu söyleyemem. Ağır ilerliyor ama okumanızı tavsiye ederim...