Durmaz keramet satar, Ahir zaman şeyhleri Her gün battıkça batar, Ahir zaman şeyhleri Farzı geriye atar, Nafile oruç tutar, Dini paraya satar, Ahir zaman şeyhleri Beline kuşak bağlar, Sözleri yürek dağlar, Para toplarken ağlar, Ahir zaman şeyhleri Ağlaması göz boyar, Her gün ayağı kayar, Kendini adam sayar, Ahir zaman şeyhleri Başına sarık sarar, Kendine mürit arar, İlmi yok neye yarar, Ahir zaman şeyhleri Dünyaya kucak açar, Zoru görünce kaçar, Her yere küfür saçar, Ahir zaman şeyhleri
Din
Türkiye'de zulme uğradığı için mazlumun hakkını savunan bir tane tarikat gösterin gidip mürit olayım...
Duygu ve Düşünce
Reklam
Onları mürit yapın ki itaatkar olup ihtiyaçlarımızı karşılasınlar. Frank Herbert | Dune Sapkınları
Şöyle bir yokladım ki laikler ile anti laikler arasındaki savaşa dönmüş bu uygulama :) İmam hatip lisesi öğrencilerinin ve mezunlarının risale-i nur ve kurandan ayetler paylaştığı bir uygulama edebiyat uygulaması olmaktan çıkmış. Yerini tekke ve zaviyelerdekilerin mürit avına çıkmış olduğu bir uygulamaya döner. Din ve edebiyat birbirine ne kadar uzak kavramlar aslında. Profilinde hacı resmi arapça yazılar olan tipler vs. Bir de Solcu yazarları ne yazarsa yazsın asla okumam diyenler. Bu uygulamaya eğer bir çeki düzen verilmezse daha çok bu tip olaylarla ve kişilerle karşılaşacağız anlaşılan. Spartacus
Şikayet
Derinliğe Yolculuk: Kevgir ve Deniz
Vaktiyle bir mürit, bir arifin kapısını çalarak ondan "marifet ilmini"öğrenmek istemiş. O esnada bir deniz kenarında bulunuyorlarmış. Arif, ilme talip olan gence bakmış ve eline bir kevgir tutuşturarak şöyle demiş: — "Şu kevgiri al ve onu denizle doldur." Mürit heyecanla işe koyulmuş. Kevgiri her daldırdığında içi suyla doluyor, ancak sudan çıkarır çıkarmaz tüm su deliklerden akıp gidiyormuş. Defalarca denemiş, ter dökmüş ama nafile; kevgir her seferinde boş kalıyormuş. Sonunda ustası gülümseyerek: "Dur evladım, sana bunun yolunu göstereyim," demiş. Kevgiri müridin elinden almış ve kuvvetlice denizin ortasına fırlatmış. Kevgir suların içinde süzülerek denizin ta dibine batmış. Arif, hayretle bakan müridine dönüp hakikati fısıldamış: — "İşte, kevgiri suyla doldurmanın tek yolu budur. Bir ilmi öğrenmek, onun içinde kaybolmayı gerektirir. Öyle yüzeyde tumup (batıp) çıkmakla değil; ancak o denizin derinliklerine dalarak, onda yok olarak tamama erilir. Vesselam...
"İlk defa, seni tanımamın üzerinden geçen altı koca yılın ardından ilk defa bir şüphe zerk oldu benliğime. Yanlış kişiyi sevdiğimi düşündüm, dininin kutsal kitabını ilk defa mealiyle okumuş bir mürit misali beynimden vurulmuşa döndüm."
Reklam
Reklam