Bu incelik ve ahenk büyük-küçük, baba-oğul, ana-kız, konu-komşu, usta-çırak, şeyh-mürit, hoca- talebe münasebetlerine de damgasını vurmuştur. Çırak bir gün usta, oğul bir gün baba olacağından yetişmesine itina gösterilir. Ağalık, beylik, hocalık, şeyhlik dahi bir hududa kadardır. Haddi aşmak hiçbir şekilde hoş görülmez. Haram, helal, mekruh, müfsit, mubah, farz, sünnet, müstahsen, mendup, edep, hizmet, hürmet, merhamet, şefkat, sabır, şükür, bid'at, örf, âdet, gelenek-göre-nek-mizaç sayılmayacak kadar kıymet hükmü belli bir denge içinde fert ve cemiyeti çekip çevirir. Öyle ki helaya girme âdabından, sofraya oturma âdabına kadar. Bu ahlak, düzen ve hiyerarşiyi değiştirecek, zedeleyecek her davranış, düşünce, tutum; hastalık ve bozulma alameti sayılır; zamaneden şikayet edilir, durumun düzelmesi için kanun-ı kadime dönülmesi salık verilirmiş.
Yezidilerde içtimai tabaka şu sırayı takip eder: Mir, pesmir, pir, kuçek, kaval, mürit ve fıkara.
Sayfa 111 - İnkılâp kitabevi·Kitabı okudu
Reklam
İsteksiz öğrenci parasız aşıktır, cahil mürit kanatsız kuştur, amelsiz bilgin meyvesiz ağaçtır, bilgisiz zahit kapısız evdir."
Sayfa 200·Kitabı okudu
Friedrich Nietzsche
Kör müritler.— Biri kendi öğretisinin, kendi sanat tarzının ya da kendi dininin gücünü ve zayıflıklarını iyi bildiği sürece, onların gücü hâlâ zayıftır. Öğretinin, dinin ve benzerlerinin zayıflığını görecek gözü olmayan, üstadının ortaya çıkışı ve adanmışlığı tarafından gözleri kör edilen mürit ve havari, bu yüzden de çoğu zaman üstadından daha fazla güce sahiptir. Bugüne kadar bir insanın ve onun çalışmasının etkisi, kör müritler olmaksızın hiçbir zaman ciddi bir düzeye ulaşamamıştır. Belli bir bilginin zafer kazanmasına yardım etmek çoğu zaman yalnızca şu anlama gelir: Onu aptallıkla öyle bir şekilde ilişkilendirmeli ki ikincisinin önemi aynı zamanda birincisinin zaferini dayatsın.
Felsefe
“Mürşit doğru yolu gösterendir, bilendir; aydınlatır, verir, öğretir. Mürit, aydınlanan, bilgiyi alan kişidir.”
Sayfa 24
Edebiyat
Kusura bakma teselli hazretleri Sana layık bir mürit olamadım, besbelli Büyük şehirlerin küçük içinde Dansa kaldırılan utangaç bir kız gibi Buldum bu dünyada kendimi. Ve camları hohlayıp da çizdiğim resimlerden Bir ben kaldım ve sevgilim Suyu ihmal edilmiş fesleğen gibi gitti. Gözlerim terledi yolunu gözlemekten ...
Reklam
Reklam