Daha önceki incelemelerime göre daha ayrıntılı bir inceleme yapacağım, eğer bu incelemeyi okuyorsanız spoiler vereceğim, ancak bu şekilde anlatabilirim bu kitabi nasıl sevdiğimi.
Romantik bir kitaba göre bence kesinlikle çok başaralı bir kitap olmuş bir kere. Çok fazla beğendiğim, içimi eriten çok sahne, çok fazla diyalog oldu. Bunlardan bazılarını ve kitabın sevdiğim özelliklerini belirtiyorum;
Hikayenin minik bir kasabada geçmesi,
Cameron'un ingiliz olmasi, grumpy olması, grumpy grumpy verdiği sevimli cevaplar( ilk bölümlerde grumpy bu arada sonrasında o kabuğunun altındaki adam çok başka),
Cameron'un Adalyn'e 'darling' demesi, huysuz huysuz konuşurken bile. Aralarında kabul edilmiş bir şey olmasa dahi duygularını anladığı anda ona 'love' demeye başlaması, tereddütsüz.
O yoga sahnesi ( şaka mı???)
Adalyn kürsüde sendelediğinde Cameron o düşmesin diye onu tuttuktan sonra Adalyn'den etkilendiğini farkettiğinde elini esnetmesi (tam bir Mr.Darcyvari hareket değil mi) ve bunu kitapta bir kere daha tekrarlaması,
Peki Cameron'in Adalyn'e aralarında daha hiçbir şey yokken şunu söylemesi ne?
" 'You're going to hurt yourself if you keep this up,' he said so softly... ' You're in shambles, darling' he murmured, green eyes returning to mine. 'I can hardly see you underneath the mess.' "
Çömlek dersi etkinliği sahnesi, ah tanrım! Ayrıca tam o sırada Adalyn sessiz panik atak geçirdiğinde Cameron'in onda ki değişikliği farkettiğinde verdiği şu tepki;
" 'Adalyn.' Cameron's voice cut through the loud dissarray of thoughts in my head. Again. Just like it always managed to do. 'Snap out of it, darling.' It was angry. Rough sounding. 'Come back to me.' "
Camoren, tıraş olduğunda Adalyn onun yüzüne dokunduğunda, Camoren gözlerini kapatıp, " That feels so good." diye