Hem şefkatli hem de şehvetli bir ilişki az bulunur ve o da çok kıymetlidir. İlişkiler genellikle ya çok şefkatli ya da çok şehvetli olur. Bir "veya" ilişkisidir bu. Şefkat veya şehvet...
Ben ikisinin arasında "ve" olduğunda bir ilişkinin çok kıymetlendiğini düşünürüm. Şefkat ve şehvet... Hem şefkat hem de şehvet.
Sonuçta, koynunda uyuttuğun adam ya da kadınla sevişmek çok daha lezzetlidir. Bir sürü duyguyu aynı anda yaşarsın.
"Bir millet, varlığını ve istiklalini elde etmek için düsünülebilen her türlü teşebbüs ve fedakârligi yaptıktan sonra başarıya ulaşır. Ya başaramazsa demek, o milleti ölmüş saymak demektir. Öyle ise millet yaşadıkça ve fedakârca teşebbüslerine devam ettikçe basarisizlik da söz konusu olamaz."
halk şikayet edenlerin maruz kaldıkları fenalıkların çok üzüntü verici oldugunu
düşünerek onların acısını paylaştığı hâlde, en büyük ruhların duyduğu merhametin asıl konusu yakındıklarını gördükleri kişilerin zayıflığıdır, çünkü başa gelebilecek en büyük kazanın bile buna sebatla katlanamayanlarin korkaklığı kadar kötü olamayacagini düsünürler. Kötülüklerden nefret etseler bile yine de bu yüzden buna maruz kalanlardan nefret etmez, onlar için sadece merhamet duyarlar.
Genellikle iki tür sevgi ayırt edilir; bunlardan biri müşfik sevgi olarak adlandırılır ve bizi sevilen kişinin iyiliğini istemeye sevk eder, diğeriyse şehvani sevgi diye adlandırılır ve bizi sevilen şeyi arzulamaya iter. Ama bana öyle geliyor ki bu ayrım sevginin özüyle değil, sadece sonuçlarıyla ilgilidir. Çünkü hangi mahiyette olursa olsun, isteyerek herhangi bir nesneyle birleşir birleşmez onun iyiliğini isteriz, yani aynı zamanda onun için uygun olduğuna inandigimiz seyleri de isteyerek ona katariz. Bu sevginin baslica etkilerinden biridir. Ama eger ona sahip olmanin ya da onunla isteyerek olmak disinda baska bir sekilde ortak olmanin iyi olduguna hükmedersek onu arzularız. Yine bu da sevginin en sıradan etkilerinden biridir.