Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mutsuzluk,soluk alan her şeyin dokusunu oluşturur;ama çeşitleri evrim geçirmiştir;her varlığı,böylesine ıstırap çeken ilk insan olduğuna inanmaya iten alt edilmez görünümlerin birbirini izlemesini sağlayan odur.Tek olmaktan duyduğu gurur,insanı,kendi derdine aşık olmaya ve tahammül etmeye teşvik eder.Bir ıstırap dünyasında, ıstırapların her biri, diğerleri nazarında tekbencidir.
Nasıl oluyor da kendini öldürmüyor?Zira ötekilerin intiharını tahayyül etmekten daha tabii birşey yoktur.İnsanı altüst eden ve kolaylıkla yenilenebilen bir sezgiyle kendi yararsızlığımızın farkına vardıktan sonra,herhangi birinin de böyle yapmamış olması anlaşılmaz gelir.Kendini ortadan kaldırmak öyle açık ve öyle basit bir iş gibi görünür ki! Niçin okadar nadir bir şeydir bu? Niçin herkes bundan kaçar? Çünkü her ne kadar akıl yaşama iştahını yok saysa da, fiiliyatın sürmesine neden olan hiçlik bütün mutlaklardan üstün bir kuvvettedir; ölümlülerin ölüme karşı sessiz ortaklıklarını izah eder; yalnızca varoluşun simgesi değil, varoluşun ta kendisidir bu hiçlik;her şeydir.Ve bu hiçlik,bu bütün,hayata bir anlam veremez,ama hiç değilse hayatı,olduğu hal içinde sürdürür:Bir intihar etmeme hali.
Her nesneden kopmuş olan, dışarıdan özümleyecek hiçbir şeyi de olmayan bizler ağır ağır kendimizi imha ederiz, çünkü gelecek bize bir oluş nedeni sunmaktan çıkmıştır.