Pohpohu bastınız mı, en gülünç, en yüzsüzce söylenmiş sözleri bile yutuyorlar. Bu benim yaptığım işte insan dürüstlüğünü yitiriyor biraz; ama insanlara muhtaç oldunuz mu, uymak zorundasınız onlara. Onları başka yoldan kazanamıyorsa insan, kabahat pohpohlayanda değil, pohpoh isteyende.
Memurum sol eliyle önünü aydınlatırken sağ eliyle de tabancasını tutuyordu. Martins'e:
"Arkamdan yürüyün beyim," dedi. "Namussuz ates edebilir."
"O halde ne diye benim önümde duruyorsunuz?"
"Benim mesleğim bu, efendim."
Kendi kapısını çarparak kapamadan önce, Herr Koch'un son cümlesi şu oldu: "Bu mesele beni alâkadar etmez." Zavallı Herr Koch! Bizi alâkadar eden meseleleri sanki biz kendimiz mi seçeriz?
Almanya'da işbaşına geçtiği zaman 73 yaşında idi, vazifeden de 87sinde ayrıldı. O'na (ihtiyar tilki) veya daha kısa bir ifade ile (Der alte) yani ihtiyar demelerinin sebebi bu ileri yaşta memleket hizmetine girmiş olmasıydı.