Kitap kötülüğün ile hesaplaşmanın ince bir çizgi ile ayrılmış sınırında yürüyor. Yazar biz okuyucuları bir karar vermeye zorlamıyor ama düşündürtmeye zorluyor. Bu düşünceler ise şunlardır: Kötülüğün çukuruna batmış bir insanı, insanlık dışı yöntemle tekrardan topluma kazandırmak doğru mudur? İyilerin huzurunu sağlayabilmek için kötülerin acı mı çekmesi gerekir? Toplumda huzuru, mutluluğu ve güveni sağlamak amacıyla başvurulan her yol mübah mıdır?
Tabii ki bu soruların cevabı da kitabın bizzat içinde yer alıyor. Baş kahramanımız Alex ne kadar kötülük yaparsa yapsın insanlık dışı bir muamele ile karşılaşınca toplum sorgusuz bir şekilde onu destekliyor. Ne kadar kötülük yaparsa yapsın Alex bir insan ve insanlık dışı bir muameleye maruz kaldığında toplum vicdanının yanında kalarak Alex'i destekliyor.Garip.
Cevap verilmesi gerekilen en büyük soru ise şudur:
"Kötülüğü tercih eden mi yoksa iyiliğe mahkum edilen mi daha değerlidir tanrının gözünde?"