Çok gerçek, çok acı bir tarih. Bir şey gerçekse acı değil midir zaten? Şüphenin, merakın ve de inadın peşinde koşarak bizi hem profesörle tanıştıran hem de bize Bodrum'un taze mandalinalarını tattıran araştırmacı, ya da sadece bir anne mi demeliyim, Maya Hanım'ın uçak yolculuğu sırasında sizi de büyük bir psikolojik yolculuğa çıkardığını göreceksiniz. Bu seyahat, insana kendini sorgulamaktan tutun da gözyaşı dökmeyi öğretmeye kadar her şeye bir sebep olacaktır, eminim. Ara ara kitapta Livaneli'nin siyasi fikirlerini büyük bir gururla ve iğneleyici bir tavırla vurguladığını görmek de mümkün. Akıcı, üzücü ve merak uyandıran, ama gerçek anlamda merak uyandıran, bu romanı okuduktan sonra çoğu şeyin önemini yeniden anlayabilmek mümkün görünüyor.