"Eğer gene boş bulunup sana bir selâm, bir söz armağanı gönderiyorsam, bu selâmın, bu haberin, suya aksini bırakmış bir ağacın hikâyesinden hiç farkı yoktur. Nasıl o akiste ağacın her çizgisi mevcut, fakat rûhu gāipse, benim de sana gösterdiğim lafz ve haberde, içimin ancak bir gölgesinden, bir resminden başka şey yoktur"
"Gerçekler nasıl ki hayatta gizli kalır, romanlar da açığa çıkarılırsa... hakiki kişiler de romanlardadır. Doğru cevabı ancak onlar verirler "Ben kimim" sorusu na. Kendiyle arasında bir yabancılık, mesafe bulunma yan kimse yoktur halbuki. İnsan kendini insanda değil, roman kahramanının şahsında tanır. İdeal benliğimiz bir kurmacadır."
"Uzun bir sessizliğin ardından konuştu şeyh: "Bizi kader buluşturur ve bağlar. Peygambere eyvallah etmeyebilir insan. Allah'tan kaçabilir. Melekleri görmezden gelebilir pekala. Fakat kader daima yürürlüktedir. Immanuel Kant'ın da dediği gibi 'İnsan iradesini, ira de-dışı şeyler kuşatmıştir hep.' İstemsizce, unutarak, bilmeden... yaşarız bu hayatı."