* Herkes Agnes'a başka annesinin olmadığını söylermiş. Ne diyorsun sen? diye bağırırlarmış. Israr ettiğinde, taktik değistirirlermiş. Gerçek anneni hatırlayamazsın; hatırlaman mümkün değil.
Agnes hatırladığını söylermiş; tepinirmiş; yumruklarını masaya indirirmiș; tavuk gibi ciyaklarmış. Ne demek oluyormuş bu böy-le? Neden ısrarla yalan söyleyip onu kandırmaya çalışıyorlarmış ki? Hatırlıyormuş işte. Her şeyi hatırlıyormuş. Bunu köyün öbür ucunda yaşayan eczacının yünleri eğiren karısına da söylemiş; kadın Agnes hiç konuşmamış gibi pedalına basmayı sürdürmüş ama bir süre sonra başını sallamış. Senin annen, demiş, tertemiz kalpli bir kadındı. Onun tek bir serçeparmağında -diyerek kendi boğumlu parmağını havaya kaldırmış- buradakilerin hepsinden daha fazla iyilik vardı.
Agnes her şeyi hatırlıyormuş. Annesinin nerede olduğu, neden gittiğı dışında her şeyi.