Sanayi Devrimi’nin "tek tip" bant üretimi (Fordizm), nasıl ki ulus-devletin "tek tip vatandaş" ve "merkezi bürokrasi" modelini doğurduysa; Kuantum Bilişim ve Merkeziyetsiz Veri Yapıları da bu hantal Leviathan’ın sonunu hazırlayacak. Artık karşımızda "standartize edilmiş kütleler" değil, "veriye dayalı mikro-topluluklar" var.
Kuantum bilgisayarların işlem gücü, bugünkü merkezi şifreleme ve kontrol mekanizmalarını (kamu bürokrasisi, geleneksel bankacılık, hiyerarşik denetim) milisaniyeler içinde anlamsız kılabilir. Bu durum, gücü devasa merkezlerden alıp "Veri Sahalarına" (Data Sovereignties) dağıtacaktır.
Geleceğin dünyasında egemenlik, toprak bütünlüğünden ziyade "veri havuzlarının" güvenliği ve işlenmesi üzerinden tanımlanacak. Tıpkı orta çağda bir derebeyinin şatosunun etrafındaki tarım arazisini koruması gibi, geleceğin "Veri Beyleri" de kuantum-dayanıklı surlar arkasında kendi topluluklarının verisini ve dijital varlıklarını koruyacak.
Kuantum algoritmaları, her bireye ve her küçük gruba özel (hiper-kişiselleştirilmiş) hukuk, eğitim ve ekonomi modelleri sunabilecek kadar karmaşık veriyi işleyebilir. Bu, "herkese aynı beden elbise" giydiren sanayi toplumu devletinin lojistik gerekçesini (tek tipleştirme zorunluluğunu) ortadan kaldırır.
Tek tip devletlerin hızlı yıkılış süreci, aslında bir "hız uyuşmazlığıdır." Modern devletin karar alma mekanizmaları (parlamentolar, bakanlıklar, hiyerarşik onay zincirleri), kuantum çağının ışık hızındaki veri akışına ve krizlerine yanıt veremeyecek kadar yavaştır. Kuantum dünyası "olasılıklar" üzerinedir, kesin ve katı çizgiler üzerine değil. Tek tip devletler ise "mutlakiyet" üzerine kuruludur. Bir sistem ne kadar "sert ve tek parça" ise, frekansına uygun bir darbe aldığında, cam gibi dağılır. "Veri Sahaları", bir ağın (network)