O güçlü dediğin insan varya; tüm duygularını kaybetti...
Alıntı
Geçmişe bir şiir. /:
İçimdeki Çocukluğa Gömüldün Aşk dediğin nedir ki? Bir ince ip, bir de sen. İp beni boğar da, Gelip bir kessen. Nasıl gülebilirim, Ruhum yavaş yavaş ölürken? Nasıl bu kadar uzak olabilirim, Seni deli gibi severken? Neyse, çay demledim. Bilirsin, alkol beni bozar. Kalbimin titremesini dinlediğinden beri Başladı bende unutkanlıklar. Seni severken geceye çöktü Senli düşünceler, umutlar. "Ben seni seviyorum" diyemedim hiçbir zaman, Bu yüzden sevdam var diye dolaşamadım. Sensiz kaldı sokaklar, Sessiz kaldı adımlar. Anlat deme; ben seni Rabbime anlattım. Gözyaşımı secdeye damlattım. İyi hoş, güzel sevdim seni ben. Seni severken bile
Şiir
Reklam
*En Güzel Hediye İlimdir* Görseldeki adam elinde çiçek değil kitap tutuyor. Çünkü en kıymetli hediye pırlanta değil, ilimdir. Yuvayı ayakta tutan altın değil, ilgidir. Sevgi göstermektir, şükretmektir, sabretmektir. Huzur dediğin kavga etmeyen ev değil, kırılınca helalleşen evdir. Peygamberimiz "Hediyeleşin ki kalpler ısınsın" buyurdu. Hediye illa pahalı olmak zorunda değil. Bazen küçücük bir sürpriz yeter. Yorgun geldiğinde bir bardak su, dertli olduğunda bir "yanındayım", sabah uyandığında bir "Allah'a emanet ol" duasıdır hediye. Bazen de eşine verdiğin kitap gibi ilimdir, irfandır. Çünkü dünya malı biter ama öğrendiğin ayet, ezberlediğin dua baki kalır. Erkek evine bereket getirince kadın orayı cennete çevirir. Kadın duasını eksik etmeyince Allah erkeğin rızkına bereket verir. Allah "aralarınıza sevgi ve merhamet koydum" buyurdu. O sevgi varsa, elindeki kitap bile en büyük sürprize döner. Rabbim herkese hayırlı bir eş nasip etsin yuvanızdan mutluluk, ilim sevgi ve muhabbet eksik olmasın Allah'umme amin.🤲🤲🤲
Din İslam
Kadın dediğin çikolatayla mutlu olup sıcak su torbasıyla rahatlayabilen bir varlikken siz nasıl bı gerizekalisiniz da mutsuz etmeyi becerebiliyorsunuz🙄
Kalbime Bahar Diye Düştün
Sevgiyi kovalıyorum; Bazen bir kelebeğin atlas kanadında saklı renklerde, Bazen vakitsiz açsa da baharı müjdeleyen bir çiçekte. Bazen bir serçenin sehere karışan neşeli nağmesinde, Bazen de maviliklerden dönen martıların beyaz gülüşünde. Gökyüzü her seher başka bir letafetle eğiliyor üstüme, Güneş, billur bir nehir gibi akıyor pencereme. Rüzgâr değdikçe ağaçların ince dallarına Sanki görünmez bir bahar serpiliyor yeryüzüne. Parmak uçlarında yürüyorum hayata, Bir çiçeği incitmemeye yemin etmiş gibi. Yüzümde bahar sabahlarından kalma bir aydınlık, Gözlerimde yeni açmış badem dallarının sevinci. Ve ne vakit semâya baksam Bulutların ardından sızan o ince ışık Usulca dokunuyor içime. Sanki dünya, en güzel türküsünü Tam da kalbimin içinde söylüyor. Şimdi anlıyorum; Sevgi dediğin şey, göğsünde güneş taşıyan bir baharmış. Dokunduğu her gönlü biraz daha göğe yakın, Biraz daha ışığa meyyal kılarmış. İnsan sevince değişiyor dünyanın çehresi; Kuşların kanadında başka bir sevinç, Denizin mavisinde başka bir sır beliriyor.
Şiir
Sar beni, üşüyorum... (Öykü)
Eskiden çok seviyordum o şiiri. Şimdi daha çok seviyorum. Vallahi üstümü başımı yırtacağım, avazım çıktığı kadar bağıracam. Bağırmak istiyorum çünkü. Öyle normal bağırmak değil. Mahalleye anons arabası çağırıp bağırmak. Haydin yazarınız geldi ha! Düşünceler bilenir! İç sıkıntıları tamir edilir! Yalnızlıklar dikilir! Okur lazım, okur! Ulan ben bu şiiri dinlediğimde başka bir ruh halindeydim, demek duygu değişince şiir de değişiyor. Aynı şiir başka yerden vuruyor. Yaz bunu bir kenara Alper, bir yerde işlersin, okursan beğenirsin. Dur ya bu bilinç nasıl bir şey? O Zindankale'de geçiyordu, böyle değildi ki. "Ay şimdi camı çerçeveyi indirip avazım çıktığı kadar baaracam!" Şimdi ne alaka, bu nasıl şiirle kafamda birleşti? Yanlış şekilde. O şiir nasıldı yaa... Haydin yazarınız geldi ha… Güzelmiş aslında. O güzel adam eşeklerin sırtında kitap taşıyormuş, adam dağa taşa çıkmış, köye girince bağırıyormuş. Şimdi olsa öyle olmazdı. Kaçıran üzülür! İlk yüz okuyucuya imzalı! Bir alan ikinci yalnızlığını bedava götürüyor! Yav adam eşeğin üstünde kitap taşımış. Ben birkaç öteye kitap yollarken kargo hesaplıyorum. Kargo da ayrı mesele. Sen Sevil'in oğlusun demi? Evet. Bunlar ne? Kitap yazdım, arkadaşlarıma yollayacağım. Hıı güzel. Güzel dedi geçti. Benden sana abla tavsiyesi, böyle yoğun günlerde gelme. Aramızda müthiş bir senkronizasyon var. O öyle bir vurguluyor ki ben hemen anlıyorum, diğer bilgiyi tamamlayıp bekliyorum, diğer detay, ve diğer... İnsanın hayalindeki uyumlu harika çift olduk. Kargo üç yüz elli lira. Üç yüz elli lira iki kişi güzel köfte ekmek yer, biliyorum, dede mesleği. Üç yüz elli lira bir buçuk kitap. Üç yüz elli lira dört paket sigara değil, daha az oldu galiba, dur. Yaa her şeyi kitaba çevirmeye başladım ben. Dolar kaç olmuş, 43,85. Altın kaç, dur hesaplayayım,
Reklam
Reklam