Puan vermedi·104 syf.··
2026 4. kitabı
kitaba başlama sebebim geçen yaz okuduğum bir tweetti. bu kitabı okuduktan sonra ağaçları dinlemeyi öğrendiğinden bahsediyordu. çok spiritüel bir beklenti oluşmuş bende o nedenle. kitabın ilk bölümünde de bir ağaç şöyle konuşabilir bizimle; 'yaşamak kolay değil, yaşamak zor değil. bunlar çocuksu düşünceler. bırak konuşsun içindeki tanrı, o zaman susacaklar. yolun senin anandan ve yurdundan uzaklaştırdığı için endişelisin. ama attığın her adım, her yeni gün seni anana yaklaştırır. orası ya da şurası değildir yurdun. yurt ya içindedir ya da hiçbir yerde.' gibi kısımları okuduğum an ağaçlar ve aforizmalar okuyacağımı sanmıştım ki sanırım öyle olmasını tercih ederdim. ağaçları anlatıyor ama daha çok dinlemek isterdim sanırım ağaçların söylediklerini, kısacık hemen okuyup bitirilecek resimli bir kitap ama hayatıma dokundu diyemem tabi. güzeldi iyi geldi. 'ağaçları dinlemeyi öğrenen, ağaç olmayı arzulamaz artık. kendisi dışında başka bir şey olmaya arzulamaz. yurt budur. mutluluk budur.'
AğaçlarHermann Hesse · Kolektif Kitap · 20195,1bin okunma
Filozof nedir? Filozoflar ne iş yapar? İlk filozoflar kimlerdir? İlke nedir? Eşitlik nedir? Bu gibi soruların cevaplarını merak ediyorsanız bu kitap tam sana göre! Muhteşem çizimlerle dolu bu kitap tarihte ki en etkili filozofları tanıtıyor… Ortaokul çağında ki çocuklar keyifle okuyabilir ve anlayabilir. Daha küçük yaştaki çocuklar için de harika görseller sunulmuş çok dikkat çekici ve çok öğretici ebeveynleri ile okuyabilir yorumlayabilirler biz şahsen oğlumla beraber okuduk. Kitap klasik kitap boyutun da değil büyük atlas boyda bir kitap bu sayede çocuklar için daha dikkat çekici olmuş bence. Kitap Ünlü filozoflar ve yaptığı çalışmalara ek olarak çeşitli kavramlar ve bilgiler de içeriyor. Benim filozoflara ve bilime ilgim hep vardır merakla ve zevkle okudum ama asıl bu kitabı alma sebebim oğlumun da benim gibi bilim ve filozoflara karşı bilgili ve meraklı olmasını istediğim için. Peki kitapta yer alan Dünyayı değiştiren kelimeler nelermiş beraber bakalım; AYDINLANMA , ERDEM , SAVAŞ , GERÇEK , YERİNE GETİRME , MUTLULUK , ÖZGÜR İRADE , İLKE , İNANÇ ,ZİHİN , BİLGİ , HAYAL ETMEK , DENEYCİLİK , GERÇEKLER , ÖZĞÜRLÜK , ANLAYIŞ , FEMİNİZM , AKIL , SINIF MÜCADELESİ , ÖZGÜRCE YAŞAMAK , ÇİN DÜŞÜNCESİ , VAROLUŞ , KÖTÜLÜK , EŞİTLİK , GÜÇ , YAPISÖKÜM , CİNSİYET ”Tek gerçek bilgelik , hiçbir şey bilmediğinizi bilmenizdir.” ~Rene Descartes
Dünyayı Değiştiren Kelimeler – Büyük FilozoflarClive Gifford · Thekitap Yayıncılık · 202455 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İRADE: insanın kendini yönetebilme gücü
8/10
·200 syf.··
2026 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 18:11
Öncelikle belirtmeliyim ki bu kitap tüm önyargılarımı yıktı. İrademle savaştığım, zamanımı yönetemediğim, yapmam gereken şeyleri devamlı aksattığım kısacası verimsiz geçen günlerime bir faydası dokunur, belki bir şeyler öğretir diyerek başladığım bir kitaptı (faydası dokunmasa bile okursam düzelir diyerek kendimi avutuyordum işte:) fakat daha önce bir iki kez başlayıp bıraktım. Devam ettirememe sebebim aceleci davranmam ve zaten bildiğim şeyleri anlattığını düşünmemdi. Son denememde zorda olsa ilerlemeye, ilerletmeye çalıştım ve zaten bildiğimi sandığım o metinleri idrak ederek okumaya gayret ettim. Açık konuşmak gerekirse ilk iki denememde okuyamama sebebim aslında “sadece okumuş” olmamdı. Okuma eylemini çoğu zaman yanlış algılıyoruz “okumak” İrade Terbiyesin’de de çokça geçtiği üzere derin bir tefekkür ve idrak gerektirir. Bu hususta bende her cümleyi derin bir tefekkür ile okuyup acele etmemeye, her cümlenin üzerine kendi çapımda notlar alıp sizlere sorduğum kimi sorular ile kendi fikrimi müspet ölçüde aydınlatmaya çalıştım. Bu kitaptan sadece irade terbiyesi değil.. -“Elalem” ne der? safsatası -Cehalet ve sebepleri -Tembellik ve nefse düşkünlük -Mutlu hayat için vermemiz gereken çaba -Toplumca kabul görmüş normların geçersizliği -Erkeklik ve kadınlığın kalıpların dışına çıkıp toplum görüşlerinin değişmesi gerekti görüşü -Tefekkür -Dilin gücü -Eğitim sistemindeki aksaklıklar -Ve dahi beden sağlığı, uyku problemi gibi daha nice konulara değinilmiş. Farklı bakış açılarından bakıp, düşünme açısını genişletici ve sorgulatıcı bir anlatım yöntemi kullanılmış. Bazı görüşlere katılmasam dahi bu beni memnun etti çünkü her zaman için aynı görüşlerden değil farklı görüşlerden de bir şeyler öğrenebilmeliyiz. Ben alabileceğim faydayı en üst düzeyde alıp, hayatımı rayına
1000Kitap
İrade TerbiyesiJules Payot · Ediz Yayınevi · 201838,5bin okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 2. kitabı
Uzun zamandır kalemini sevdiğim bir yazarın kitabını yeniden raflarda görmek gerçekten iyi hissettirdi. Ellen Marie Wiseman’ın romanlarında hep tanıdık bir şey var; sessiz ama derin bir sarsıntı. Bize Yalan Söylediler de tam olarak bunu yaptı. 1930’lu yılların Amerika’sında, göçmen bir annenin kızı için verdiği mücadeleyi okuyoruz. Lena’nın hikâyesi; annelik, yoksulluk, dışlanma ve “uygunsuz” denilerek parçalanan aileler üzerinden ilerliyor. Özellikle Ellis Adası’ndan başlayıp Blue Ridge Dağları’na uzanan o yolculuk, sadece bir yer değiştirme değil; insanın hayatla sınandığı uzun bir yürüyüş gibi. Kitap boyunca sevginin, sistemin soğuk yüzüne karşı nasıl direndiğini görmek insanın içini acıtıyor ama aynı zamanda umut da bırakıyor. @ellenmariewiseman kalemini sevme sebebim tam da bu dramatik olmaya çalışmadan kalbi hedef alması. Toplumsal adaletsizliği, anneliğin sezgisel gücünü ve “normal” denilen şeyin ne kadar kırılgan olduğunu sade ama çarpıcı bir dille anlatıyor. Uzun zamandır yeni kitabı yoktu, bu yeniden baskı benim için ayrı bir mutluluk oldu. Eğer tarihî arka planı olan, insan hikâyeleriyle dolu romanları seviyorsanız, bu kitap listenizde olmayı hak ediyor.
Bize Yalan SöyledilerEllen Marie Wiseman · Arkadya Yayınları · 2025157 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2025 147. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 14:54
Herkese merhabalar… Bazı kitaplar vardır; yüksek sesle anlatmaz kendini. Okurun yanına sessizce oturur, acele etmez, bekler. Selçuk Özyurt’un Kitapçı romanı tam olarak böyle bir kitap oldu benim için. Yazardan okuduğum üçüncü kitap ve her seferinde aynı şey oluyor: Bitince değil, sindikçe etkisini gösteriyor. Kitapçı, hayatın “olması gerektiği gibi” yaşanmasına itiraz eden bir hikâye. Dışarıdan bakıldığında doğru kararlarla örülmüş bir yaşamın, içeride ne kadar eksik kalabildiğini hatırlatıyor. Can’ın hikâyesi; başarıya rağmen huzursuz, kalabalıkların ortasında ama kendine uzak hisseden herkesin bir yerinden dokunuyor. Bu romanda kitaplar yalnızca nesne değil; sığınak, durak, bazen de aynaya dönüşüyor. İnsanların gelip geçtiği bir kitabevi, Can için hayatla yeniden temas kurduğu bir alan hâline geliyor. Gürültü azalıyor, sorular çoğalıyor. Ve o sorular cevaptan çok cesaret istiyor. Selçuk Özyurt’un kalemini sevme sebebim tam da burada yatıyor. Büyük laflar etmeden, dramatik çıkışlara ihtiyaç duymadan anlatıyor derdini. Karakterlerini süslemiyor, parlatmıyor; oldukları hâliyle bırakıyor okurun önüne. Bu yüzden samimi, bu yüzden tanıdık. Kitapçı, “her şey yolundayken bile insan neden mutsuz olabilir?” sorusunu usulca masaya bırakıyor. Cevabı dayatmıyor, okurun kendi hayatına bakmasını bekliyor. Belki de asıl gücü burada. Kendine bir yer açmak isteyenlere, hayatın hızında kaybolduğunu hissedenlere ve kitapların hâlâ insanı toparlayabileceğine inananlara gönülden öneririm. Kitapla kalın.
KitapçıSelçuk Özyurt · Eyobi Yayınları · 202368 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2025 26. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2025 00:04
Kitabın adı aslın da son zamanlarda duygu durumuma işaret veren bir slogan gibi gelmişti; ‘Bugün kalan hayatımın ilk günü’ aslında her gün kalan hayatımızın ilk günüdür fakat hangimiz bunun farkında bakacak olursanız hiç birimiz. Kişisel gelişim kitapları hiçbir zaman dikkatimi çeken bir tür olmamıştır. Söz konusu kitapta bana aman aman bir dönüşüm gösterdi diyemem. Sizlere yazma sebebim ise aslında kitabın adı ve kitapta yer alan karakterin göz alıp atıldığı yolculuk. Kitabın konusu başarılı bir kadının hasta olan bir arkadaşı için çıktığı yolculuk sırasın da hayatının mutluluk sırrını aslında manevi mutluluğunu buluşu. Bazen bir yolculuğa çıkarsınız, bazen bir yere gidersiniz, bir şarkının bir nakaratı bazen bir kitabın karakteri hayatta size manevi mutluluğu getirecek mutluluk asılda değişir dönüş. Asıl konu mutluluğu bulmak mı yoksa buldunuz mutluluğun devamının olması mı asıl mesele aslında bu iki soruyla başlıyor. Mutluluğu kim kaybetmiş biz bulalım yada kim mutlu ki biz mutlu olalım…vs hani o çok meşhur filimin sahnesinde dediği gibi ‘Mutluluk albayım mutluluk; mutluluk diye bir şey yok kendimden biliyorum’ kime baksak kime sorsak mutluluk yok. Yada mutluluk için bir mucize gerek fakat küçük şeyler basit olaylar insanlara mutluluk getirir, kitap tamda aslında bu konuyla ilişkin bir kurgudan besleniyor. Bir yola çıkarsın varacağın yerde değil o yolculuk sırasında bulursun mutluluğu yada gittiğin yerden elin boş döner geldiğinde kendinde bulursun. Mutluluğu bulmak değil de mutluluğa sahip çıkmak belki de mesele. Mutluluk açık basit bir şekilde gözümüzün önün de ve ona nasıl bakarsanız öyle görüyorsunuz. Kitabı tavsiye ederim, mutluğu bulmanızı değil bulduğunuzda sahip çıkmanız dileğiyle.
1000k
Bugün Kalan Hayatımın İlk GünüMaud Ankaoua · Yan Pasaj Yayınları · 20238,2bin okunma