Bayram dedikleri biraz çocuk sesi,
biraz kapı zili,
biraz da eski birinin eksikliğidir aslında.
Şeker uzatan ellerin arasında
en çok geçmiş dolaşır evlerin içinde.
Kimi gülüşünü saklar kahve fincanına,
kimi gelmeyecek birini bekler pencere kenarında.
Kalabalık sofralar kurulur ama
herkesin sandalyesi dolu değildir.
Bazıları dualarla oturur masaya,
bazıları hatıralarla.
Ve insan anlıyor;
bayram sadece kavuşmak değilmiş.
Bazı yoklukların
en çok hissedildiği günmüş aynı zamanda.