Hayatın küçük anlarında saklı duyguları ve farkındalıkları kelimelere döker. Onun için yazmak, bazen bir düşünceyi paylaşmak bazen de bir kalbe sessizce dokunmaktır.
• Yazdıklarımı; benim gibi düşünen, hisseden ve sorgulayan insanlara ulaştırmak ve karşılıklı destek halinde olmak!
• Seviyeli, aklını kullanan, farkındalığı yüksek bireylerle güçlü bir topluluk oluşturmak.
• Okuduğum kitapların izini sürmek; bir çetele tutarken aynı yollardan geçen insanların deneyimlerini görmek ve paylaşmak.
• Güzel düşünceler üretmek ve paylaştığım her yazının birden fazla insanın aklına ve kalbine dokunmasını hissetmek.
• Okuma müptelalığının yalnız olmadığını görmek; aynı zihinsel frekansta buluşan insanlarla çoğalmak çoğalırken deneyimlenmek
• Yazmanın nasıl bir duygu olduğunu bilen, kelimelerin yükünü ve değerini anlayan insanlarla aynı yolda ilerlerken aklını ve kalbini kullanan insanlarla ortak noktada buluşmak!
• Muhasebe, finans ve güzellik uzmanlığı,
köşe yazarlığı, şiir ve psikolojik danışmanlık alanlarından edindiğim deneyimleri;
kimi zaman kendi yazılarımla, kimi zaman anlamlı alıntılarla paylaşmak🤝🙋♀️💫
Aşırı farkındalığa sahip insanları kandırmak çok zordur.
Çünkü onlar, siz daha cümlenizi tamamlamadan niyetin tonunu, kelimenin gölgesini ve davranışın ritmini okumaya başlar.
Bu yüzden aşırı farkındalığa sahip biri için gerçek, çoğu zaman kelimelerden önce gelir.
Çünkü bazı insanlar, söylenenleri değil; saklananları duymayı öğrenmiştir.
Yüksek farkındalık; sadece zekâ değil, gözlem gücü, sezgisel analiz ve deneyim birikiminin birleşimidir.
A. Ka
Yaşamını bir bütün olarak düşünüp endişelenme.
İleride başına gelmesi muhtemel acı olayların hepsini de düşünme ve her durumda kendine şu soruyu sor: "Bunda katlanılmaz, dayanılmaz olan ne?" Verdiğin cevap yüzünü kızarttı. Oyleyse kendine canını sıkan şeyin gelecek ya da geçmiş değil, şimdiki zaman olduğunu hatırlat. Aklını böyle kısıtlayıp, buna katlanamayacağını düşündüğünde aklını azarlamak canını sıkan şeyi önemsiz kılar.