İnsan aklı, hakikati arama konusunda güçlü bir yeteneğe sahiptir. Çevresindeki düzeni ve uyumu fark eden insan, bunun tesadüf olmadığını anlayarak derin bir sorgulamaya yönelir. Bu sorgulama, hakikat arayışının başlangıcıdır.
İnsan, içindeki benliği fark ettikçe varlık bilincine yaklaşır. Çünkü yolculuğun kendisi bir öğretmendir; her deneyim ve her fark ediş, insanı özüne biraz daha yaklaştırır.
Bu yol kolay değildir. Sabır ve dikkat ister. Dış dünyayı anlamak, iç dünyadaki karmaşayı çözmeden mümkün olmaz.
Sonunda insan, aklın ışığı ile kalbin derinliğini buluşturduğu noktada hakikate dokunmaya başlar.
Ve anlar ki en gerçek yol, insanın kendine giden yoldur. (A.ka)