Mutlu

Mutlu
@mutlunotlar
Instagram hesabım; instagram.com/mutlunotlar
146 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
7/10
·124 syf.··
2022 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2022 00:00
Bir gün ormanda bisikletle giderken düşüp hayatınızı kökünden değiştirmeye karar verebilir misiniz? Doppler gerçekten tam da böyle bir anda ormanda yaşamaya karar veriyor. Evli, iki çocuklu, başarılı bir adam olan fakat bu başarının pençesinde kıvranan, hayatını bunun üzerine inşa ettiğini idrak eden ve insanlardan aslında hoşlanmadığını anlayan birisi Doppler. Nitekim artık tüm bunları geride bırakıp ormana çadırını kuruyor ve avladığı bir geyiğin yavrusunu da kendisine yoldaş edinip hayatını ormanda sürdürmeye başlıyor. Okumaya başlamadan önce "into the wild" tarzı bir hikaye okuyacağımı düşünüyordum. Bilmeyenler için bu hikayede (film) kahramanımız kendisini tamamen bir bilinmezliğin içerisine atıyor ve ormanda hiçbir insanla temas kurmadan tamamen yalnız başına hayatta kalmaya çalışıyor. Fakat bu kitapta hikaye biraz daha farklı. Doppler bunu ne kadar çok istese de tamamen insanlardan soyutlanmıyor. Şehrin içinde bir ormanda kendisine çadır kuruyor ve avcı toplayıcılık, takas ya da hırsızlıkla hayatta kalmaya çalışıyor. Bir yandan eşi onu ara sıra ziyarete geliyor bir yandan da ara sıra çocuklarıyla görüşmek zorunda kalıyor. Bu esnada mecburi arkadaşlıklar da kurarak yalnızlığına bir nebze gölge düşürüyor. Sonunda asıl istediği şeyi anlayarak yeni rotalara doğru küçük oğluyla birlikte yola çıkan Doppler'i neler bekliyor ben de merak ediyorum. Modern insanı ve tüketim toplumunu yeren ve alternatif bir yaşam modeli sunan Doppler, bence okunmaya değer bir kitap. Dilini de oldukça akıcı buldum ve bir oturuşta bitirdim. Norveç edebiyatı ile de böylece tanışmış oldum.
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma
Reklam

Mutlu

, bir kitap okudu
7/10
·124 syf.··
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2022 00:00
·
2022 22. kitabı
Erlend Loe
7.5/10 · 12,6bin okunma
9/10
·408 syf.··
2022 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2022 00:00
Brontë kardeşlerden Emily Brontë'nin ilk ve tek romanı "Uğultulu Tepeler". Çoğu insanın adını duyduğu ve klasikler arasında kendisine önemli bir yer edinmiş kült bir roman aynı zamanda. Okumuş olmaktan çok mutlu olduğum, etkileyici ve akıcı bir klasik kendileri. Hikayemiz 19. yy İngiltere'sinde geçiyor. Temelde delilik derecesinde bir aşkı anlatıyor aslında. Ana kahramanlarımız Heathcliff ve Catherine adında iki arkadaş, sırdaş, dost, aşık.. Heathcliff karakteri oldukça yabani, kötücül, kindar ve acımasız bir yaradılışa sahip. Belki de ailesinin olmayışı, Catherine'in babasının onu bulup ailelerinin bir ferdi yapması ve burada evin oğluyla arasındaki zıtlaşma ile zaman içerisinde kazandığı karakter özellikleri onu böyle de yapmış olabilir. Öyle veya böyle insanda nefret ama aynı zamanda korku uyandıracak güçlü bir karakter olarak işte burada kendisi. Catherine, evin güzel kızı ama aynı zamanda biraz ilgiye meraklı ve karşısındakini zorlayan bir karakter. Bu iki zor insanın çocukluk arkadaşı olarak başlayan fakat zamanla tutku derecesinde bir bağlılığa dönüşen ilişkileri temelinde şekillenen bir hikaye okuyoruz. Bu tutkunun alevi ile yanmayan kalmıyor elbette. Gerek kendileri, gerek aileleri, gerekse onların çocukları... Anlatması çok da kolay bir hikaye olmadığı için şöyle şöyle oldu diyemiyor insan. Ne olduğunu anlamadan kendimizi hikayenin içinde buluyoruz. Ana karakterlerin çocukluğu, gençliği ve bir noktada birbirlerinden kopuşlarını kronolojik olarak anlatıyor yazar. Hikaye sürekli aktığı için, bu kopuş hikayeyi daha da dallandırıp budaklandırıyor. Çünkü şimdi de hikaye onların çocukları üzerinden devam ediyor. İnsan okurken Heathcliff'in hareketleri karşısında sinirden deli olsa da, acaba şimdi diğerleri ne yapacak diye merak etmeden de duramıyor. Güçlü
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202157,8bin okunma
9/10
·120 syf.··
2022 20. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2022 00:00
Klasikler çoğu zaman okuma tatmini yaşatmıştır bana. Bu kitap da oldukça beğendiğim ve akıcılığına hayran kaldığım bir eser oldu. Fransız yazar Victor Hugo'nun kaleminden bir idam mahkumunun idam edilinceye kadar hissettiklerini, iç hesaplaşmasını, psikolojik gelgitlerini okuyoruz. Düşünsenize idam edilmenize altı hafta var ve hayatınızın ne şekilde sonlanacağını biliyorsunuz. Giyotine gidinceye kadar sayılı günlerinizi neler düşünerek geçirirdiniz? İdama karşı duruşuyla idam edilecek bir insanın yaşadıklarını ve hissettiklerini anlatmaya çalışıyor Hugo da. Bunu yaparken de oldukça usta bir dil kullanarak okuyucuyu hikayenin içine çekiyor. Klasik severlere tavsiye edebileceğim tek solukta okunacak bir kitap olarak kitaplığımdaki yerini çoktan aldı bile. " Korkulacak bir şey olmadığını, acı çekilmediğini, sakin bir ölüm olduğunu, ölümün böylece kolaylaştırıldığını söylüyorlar. Hey! Peki ya altı haftalık bu can çekişmeye, gün boyunca süren bu iniltiye ne demeli? Çok yavaş ve çok hızlı geçen o telafisi imkansız son günün endişelerine ne demeli? Giyotin sehpasına çıkan o ıstırap merdivenine ne demeli?"
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,4bin okunma