Mutlu

Mutlu
@mutlunotlar
Instagram hesabım; instagram.com/mutlunotlar
146 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
6/10
·200 syf.··
2023 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2023 00:00
Aldım elime bir Debbie, unuttum tüm dertleri. Yine çıtır çerez bir aşk romanı okumak istediğim bir zamanda okuyup bitiriverdim Yıldızlı Gece'yi. Zaten Debbie demek Noel ve aşk demek olduğu için, tek yapmam gereken kahramanların kim olduğunu öğrenmek ve bu sefer ne şekilde birbirlerine aşık olduklarını görmek oldu. Bu seferki aşk öyle çok derinden kendini hissettirmese de, kötü de değildi. Kahramanlarımız ünlü bir gazetede cemiyet hayatını yazan Carrie ve yazdığı romanla üne kavuşan fakat kimseye röportaj vermeyerek sırra kadem basan yazarımız Finn. İşinden memnun olmayan Carrie, patronunun Finn ile röportaj yap terfiyi kap teklifi üzerine peşine düşüyor bu gizemli yazarın. Fakat onu bulmak sandığından daha da zor oluyor. Çünkü Finn, Alaska'da bir kulübede hiçliğin ortasında hayatını sürdürüyor. Tabi Carrie tüm zorlukları aşarak Finn'i buluyor fakat kar fırtınası nedeniyle onunla kulübesinde 2 gün geçirmek zorunda kalıyor. Ne oluyorsa bu sürede oluyor ve bu ikili birbirlerine aşık oluveriyor. Sonrası klasik zorlukları aşma, farklılıklara rağmen birlikte olmanın bir yolunu bulma ve elbette mutlu sona ulaşma. Debbie ile okuma yolculuğum bir süre daha devam edecek sanırım. Çünkü okurken hem yorulmuyorum hem de hoşuma gidiyor ne yalan söyleyeyim. Bu soğuk kış günlerinde de çok iyi gidiyor doğrusu. Herkese keyifli okumalar öyleyse.
Yıldızlı GeceDebbie Macomber · Epsilon Yayınları · 2017976 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Mutlu

, bir kitap okudu
6/10
·200 syf.··
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2023 00:00
·
2023 4. kitabı
Debbie Macomber
7.9/10 · 976 okunma
7/10
·166 syf.··
2023 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2023 00:00
Wells, yazdığı bilimkurgularla kalemini sevdiğim bir İngiliz yazar. Doktor Moreau'nun Adası'nda bizi hayvanlar üzerinde deneyler yapılan bir adaya götürerek, genetiğin sınırlarını zorlayan çılgın biliminsanı Moreau'nun yaratıklarıyla tanışmamızı sağlıyor. Edward Prendick geçirdiği bir deniz kazası neticesinde Moreau'nun yardımcısı tarafından kurtarılarak doktorun adasına getiriliyor. Burada karşılaştığı hayvanların tuhaflıkları dikkatini çekse de, başlarına neyin gelmiş olduğunu anlayamıyor. Sonradan öğrendiği şey ise onu oldukça rahatsız ediyor ve Moreau'nun yaptıkları karşısında dehşete düşmesine yol açıyor. Öyle ki bu çılgın doktorun amacı, hayvanlar üzerinde deney yaparak onları insana dönüştürebilmek. Bunda nispeten başarılı olsa da, hayvanların içgüdüleri onların bir süre sonra kendi özlerine dönmelerine yol açarak insana özgü niteliklerine gölge düşürüyor. Sonlara doğru ahlak ve etik gibi konulara yapılan vurgularla insanın doğaya müdahalesinin olası sonuçları gözler önüne seriliyor. Kitabı okurken bir rahatsızlık hissi de çoğu zaman bana eşlik etti maalesef. Gerçi buna şaşmamak gerek çünkü Wells de bizi birazcık rahatsız etmek istemiş sanırım bu konuda. İnsanoğlunun sınırlarını daha ne kadar zorlayabileceğini düşündürten ve bunu yaparken de ahlaki değerlerle bizi sınayan farklı türde bu hikayeyi tüm bilimkurgu severlere tavsiye ediyorum. Herkese keyifli okumalar!
Doktor Moreau’nun AdasıH. G. Wells · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202210bin okunma
10/10
·544 syf.··
2023 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2023 00:00
Ve işte son zamanlarda beni en çok etkileyen o kitapla geldim; "Bülbül" Hannah kitaplarını çok severim ama bu kitabını ayrı bir sevdim. Gerek konusu, gerek anlatımı, gerekse akıcılığı ile beni kalbimden vurdu. Hüznü, ayrılığı, kavuşmayı, umudu, sevgiyi, aşkı, kahramanlığı, cesareti, korkuyu, zulmü ve sayamadığım daha pek çok duyguyu ince ince işlemiş yazar ve ortaya bu etkileyici hikaye çıkıvermiş. Kitap, 2. Dünya Savaşı'nın gölgesinde geçen bir hikayeyi anlatıyor bize. Nazi işgali altındaki Fransa ve burada yaşayan iki kız kardeş; Viann ve İsabelle. Annelerini küçük yaşta kaybettikten sonra babaları tarafından terk edilen bu iki kız kardeş, birbirlerinden uzakta bir hayat sürmeye başlıyor. Viann genç yaşta Antoine ile evleniyor, ondan daha küçük İsabelle ise kaldığı yatılı okullardan atılarak ya da kaçarak ömrünü geçiriyor. 19 yaşına gelen ve kaldığı son okuldan da atılan Isabelle, ablası Viann'in yanına gidince hikayenin gidişatı şekilleniyor. Nazilerin zulmü karşısında isyankar İsabelle ve bu zulme boyun eğen itaatkar Viann...Birbirlerinden çok farklı mizaca sahip bu iki kadının savaş boyunca yaşadıkları, hikayeyi adeta bir sinema filmi izliyormuşcasına takip etmemizi sağlıyor. Kocası esir kampına gönderilen Viann'ın kızı Sophie'yi korumak için yaptığı fedakarlıkları, Amerikalı pilotları kurtarmak için hayatını tehlikeye atan ve Bülbül takma adıyla adeta kahramanlaşan Isabelle'i okumak çok büyük bir keyifti. Savaşın kadınlar ve çocuklar üzerinde yarattığı yıkımı görmek ise oldukça üzücüydü. Kitabı son ana kadar kendimi tutarak okudum ve kitap biter bitmez de gözümde biriken yaşların akmasına izin verdim. İnanın kitabın etkisinden birkaç gün çıkamadım. Aklımda hep savaşın yıkıcılığı, çirkinliği ve acımasızlığı dönüp durdu. Hala aklıma gelince öfkeye kapılıp
BülbülKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 20227,8bin okunma