"Her şey ben ve benim düşüncelerimden ibaret olsa da bu dünyada yaşamak zevkli bir şey"diyordu."Sen!Oğlum!Sen benim zihnimde bir düş,bir düşüncesin.Bana şu anda dokunuyorsun.Ama ben sana dokunamıyorum.Çünkü düşlere dokunmak mümkün olabilir mi?".
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kendi payıma ben,dünyayı rüyalarımla keşfetmeye çalıştım.Bu,yeterince cesur olmadığımın bir göstergesi olabilir.Aynı hatayı senin de yapmana yol açmak istemiyorum.Sana izin veriyorum,git.Git ve benim göremediklerimi gör,benim dokunamadıklarıma dokun,sevemediklerimi sev ve hatta,bu babanın çekmeye cesaret edemediği acıları çek.Dünyadan ve onun binbir halinden korkma.
Ey kör!Aç gözünü de düşlerden uyan.Simurg'u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör.Kaf dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl,böcekleri,kuşları,çiçekleri ve tepeleri seyret.Bırak dünyanın haritasını yapmayı!Daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy.Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam Dünyanın kendisini hiç görebilir mi?
"Her çiçeğin ayrı bir rengi vardır,ama bütün renklerin nedeni aynı ışıktır"dedi Bayan Çeyrekuykuda."Flo'nun üzerine hiç ışık değmediği için o kendi renginden mahrum kaldı."