Yusuf Fedai

Bu ülkede üç şey bir araya gelmedi. Politika, dürüstlük ve akıl. Adam hem politikacı hem akıllıysa, dürüst kalmadı. Politikacı ve dürüstse, akıllı kabul edilmedi. Akıllı ve dürüstse de politikaya girmedi.
Reklam
Cevapsız sorular
Kaç kitap okuyunca âlim, kaç diyar görünce gezgin, kaç hezimetten sonra bezgin olurdu insan? Kaç olunca çok, kaçta kalınca azdı rakamlar?
"Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur"
1923'teki okuma yazma oranı % 8. Bu ülke 1925-1945 yılları arasında dünyanın en hızlı büyüyen iki ekonomisinden biri, çünkü insanlar dürüst, herkes birbirine güveniyor. Yıl 1948, kişi başına düşen yıllık milli gelir: Kore'de 65 dolar. Japonya'da 130 dolar. Türkiye'de 200 dolar. "Güncellenmiş ek bilgi: Yıl 2019: İsviçre 83.000 Amerika 62.000 Kore'de 31.000 dolar. Japonya'da 40.000 dolar. Türkiye'de 9.300 dolar." Aradaki fark: bakanlar, işadamları, okul müdürleri, politikacılar, öğretmenler, emniyet müdürleri, polisler, doktorlar, esnaflar, biz... Yurt sevgimizi, hoşgörümüzü, girişimciliğimizi, iş kalitemizi, dürüstlüğümüzü adım adım törpüledik.
Ne kadar değişti?
Hukuk denilen şey, kapitalist sistemde, zenginin parasını garibandan koruyan cellâttır.
Ne kadar da inceydi aslında “iyi ve dengeli” insanları delilikten ayıran çizgi.
Reklam