İçimizdeki Yaradanın ihtişamını gerçekleştirmek için doğduk. O, sadece içimizden bazılarında değil, her insanın içinde yer alıyor..
Evrendeki her şey titreşimlerden ibaret, her nesne birbiriyle rezonans içinde. İçimizdeki en uyumlu halimizle rezonans halinde olabilme umuduyla..
Ölüler hep dirilmek ister. Biz ise hayattayız ve mücadele etmek zorundayız. Hayat bize anne ve babamızdan bir hediye. Fakat yaşamak da bir o kadar zorlu ve öğretici bir yol.. Nefes aldığımız her saniyenin kıymetini bilmeli…
Hayat hızlı yaşayıp hızlı ölmek için çok müsait bir yer.. yada ölememek için.. Doğumundan itibaren şanslı olup büyüyen ve azınlığı kaplayan insanların yıllar geçtikçe en dibe vurması hep mi tesadüftür? İnsanoğlu istikrarlı ve doğru yolunda yaşamayı neden beceremez? Yoksa insanı insan yapan bu iniş çıkışlar mıdır?….
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,3bin okunma
Yıl 1984.. Soğuk bir kış günü.. Yeryüzünde var olmaya çalışan insanların yaşam amacını sorgulamaya tenezzül bile etmeyip, başı çeken koyun sürüsüne ayak uyduracak kadar rastgele yaşadığı bir dönem.. Ne olursa olsun başkarakter benliğine karşı gelemeyecekti…