Kitaplarla müzik birbirine benzemiyor mu sence? İkisi de insanın yaşamına erdem, cesaret ve iyilik katan muhteşem unsurlardır. İnsanın kendini rahatlatmak, cesaretlendirmek için yarattığı çok özel gereçler bunlar.
Sofya'da ise durum değişikti. Arkadaş olduğumuz genç kızlarla sadece dans etmiyor, okuduğumuz kitaplardan, seyrettiğimiz tiyatrolardan, gezdiğimiz sergilerden de konuşuyorduk ve ben içimden hayır duaları okuyordum bize Fransız ve Rus romanlarını okutan lise öğretmenlerime. Şehirdeki tiyatroları, konserleri, sergileri de kaçırmamaya çalışıyordum çünkü sanatın güzelliğini ve gücünü keşfetmek hayatıma başka bir boyut katmıştı. Yine böyle müzik dinlenen, edebiyat sohbetleri yapılan bir sanat akşamının sonunda evime döndüğümde, ey yüce Allahım, saraylar veya konaklarda doğmamışlarsa çileden başka şey bilmeyen Osmanlı kadınlarına da nasip et Bulgar kadınlarının yaşayabildiği güzellikleri, demiştim. Bizim ülkemizde evlerine kapatılan kadınlarımızın, analarımızın, kız kardeşlerimizin de yaşamdan, neşeden, müzikten, sanattan kâm alma şansı olsun.
Sonra çileli ömründe çektiği onca sıkıntıdan dolayı gözlerinin içi ancak çocuklarının iyi haberleriyle gülen anacığımı düşünmüştüm içim burkularak; dünyası mahallesiyle sınırlı olan, uzakta oturan bir akrabasını ziyarete gittiğinde kendini sefere çıkmış farz eden, tüm hayatı çocuklarının etrafında dönen anacığımı. Sanırım biraz da onun yüzünden istemiştim vatanımdaki kadınların da güzel günler görmesini, mutluluğu tatmasını.