8/10
·180 syf.··
2026 67. kitabı
Türkiye’nin tarihi boyunca yakaladığı en büyük fırsat ve yaşattığı büyük hayal kırıklığı. 10 yılda yapılan inanılmaz işlere rağmen kapatılmıştır. Ancak bu gün hala devam etseydi nasıl olurdu acaba diye konuşuyoruz. Derslerin yarısı beceriye dayalı diğer yarısı kültürel ve akademik. Hem tarım ve hayvanlık var hem de tiyatro. Hem yapı demir işleri var hem de müzik. Çok kanatlı bir kuş. Bunu kapatanların elimiz yakalarındadır. Ülkemizde okuyamayan her kızın oğlanın vebali bunların boynundadır. Kendisi köy enstitülerinde okumuş sonra da kendisi buralarda öğretmenlik yapmış Fakir Baykurt’un kaleminden okuyoruz köy enstitülerini
Unutulmaz Köy EnstitüleriFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2016789 okunma
AŞK, İHANET İÇERMEMELİ
Puan vermedi·365 syf.··
2026 36. kitabı
" İnsan içine girmeden kalabalığı yaşamak" Suat Süreyya'nın karısı. Necip de onlarla sıkı fıkı birlikte eve girip çıkan beraber gezen ısrarla evde alı konulan bekar bohem yaşayışı olan bir arkadaşları. Necibin bu karı kocaya olan yakınlığı mutlu aile tablolarına olan hayranlığı sinsice , yavaş yavaş Suat'a aşka dönüşüyor. Süreyya eşini Deniz tutmasına rağmen yelkenli Deniz merakı avcılık ile eşinden ayrı takılmalar, eşinin müziğe olan ilgisine lakayı davranıp necibin beraberce suat'la müzik konusunda vakit geçirmeleri gibi hatalar yüzünden aynı aile içerisinde gizli aşkları gittikçe derinleşiyor. Önce bakışmalarla sonra sözlerle tutku halinde bu aşk gittikçe alevleniyor. Konak'ta evin kızı Fatin'le mutsuz bir evliliği olan Hacer hoppa zıppa birisi ve Necip ile o da ilgileniyor. Zaman Suat ve Necip bu imkansız tutkularından şüpheye düşseler de en sonunda birbirlerine itiraf ediyorlar ama süreyya'ya ihanet edip kaçmaya da vicdanları el vermiyor. ...... Bu bu hikayede masum ve mağdur gibi gözüken koca süreyya'nın çok büyük hataları vardır. -Bohem bir yaşantısı olan arkadaşını ne kadar samimi olursa olsun bu kadar aile içerisine sokması. -Eşinin müzik başta olmak üzere ilgisini görmezden gelip, Deniz tutmasına rağmen eşini sandala ava zorlaması. -Aynı evin içerisinde eşinden arkadaşından hiç şüphelenmeyip hobileriyle gününü gün etmesi.... Kısacası aşk güzel elbet ama, haram bir temele oturmamalı. Hepsinden önemlisi de ailenin bir mahrem alan olduğunu asla unutmamalı dost akraba arkadaşı bu alana sınırsız ve ölçüsüz şekilde sokmamalı. """" Ha bu arada roman psikolojik ilk önemli roman olmayı fazlasıyla hak ediyor. Duyguları
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201750bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
Hikaye, geleceğin distopik, gri ve yozlaşmış bir İngiltere'sinde geçer. Romanın başkahramanı ve anlatıcısı, 15 yaşındaki Alex adında bir gençtir. Alex ve Çetesi: Alex, klasik müzik (özellikle Beethoven) hayranı, entelektüel birikimi olan ama aynı zamanda saf kötülükten, "ultra-şiddet"ten beslenen bir suçludur. Yanındaki üç arkadaşıyla (Pete, Georgie ve Aptal) birlikte geceleri insanlara işkence eder, hırsızlık yapar ve tecavüz ederler. Kırılma Noktası: Arkadaşlarının ihanetine uğrayan Alex, bir cinayetin ardından yakalanır ve hapse atılır.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,1bin okunma
Türkiye gezmesi çok ucuz bir ülke ve insanı da yardımsever!
9/10
·288 syf.··
2026 43. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 01:02
İnsanlar doğar, yaşar ve ölür. Arkasında dürüstlük, doğal dostluk ve sıcaklık bırakırsa her zaman yaşar ve de anılır. Bazen böyle oluyor; en sevdikleri, insanın hayatından tak diye çıkıyor, diyor Johann Wolfgang Von Goethe bir kitabında. Oysa, "Hayat bizi yavaş yavaş ölüme alıştırır," diyordu Orhan Kemal El Kızı'nda... #305423857 Ölümler mi hızlanmaya başladı biz mi giderek yavaşlıyoruz? Necip Fazıl Kısakürek misali, "Kefenimizden evvel çürüyoruz." Y - A - V - A - Ş - L - A - Y - I - N . . . Koştukça geç kalıyorsunuz çünkü. Acele ettikçe yetişemiyorsunuz. Oysa bir şehri tanımanın en iyi yolu yürümekten geçer: "Yürüyeceksiniz. Gençseniz ve bir şehirde gönlünüzce yürümüyorsanız orayı gezdiğinizi söyleyemezsiniz." Hızla akıp gidiyor çağ ve o çağın akıntıya kapılıp giden insanlarıyız. Ufacık tatillere kocaman geziler sığdırmaya çalışıyor, gittiğimiz yere en hızlı ulaşım araçlarıyla gidiyor, nereler popülerse orayı gezmeye çalışıyoruz. Ne gezdiğimiz yerleri kendimiz seçiyor ne de oraya dair bilgileri araştırıyoruz. Oysa, "... şehri gezerken bile okuyacaksınız. Yirmi saat geziyorsanız mesela, iki saat okuyacaksınız," diyor İlber Hoca, keşif ancak böyle mümkün, o ruhu koklamak... youtube.com/shorts/2_pLX7mX... "Öğrenmek kolay; fakat hiçbir şey yapmadan sızlanmak daha da kolay." Gel Dünyayı Keşfedelim, Dünyadan Türkiye'ye uzanan bir yolculuk, Asya'nın bozkırlarından yola çıkıyor, Avrupa'yı aşıyor, Balkanları geçiyor, Ortadoğu'dan Türkiye'ye uzanıyorsunuz. Bütün yolculuklar gibi bu yolculuk da kahramanın evine dönmesi ile son buluyor: İzmir'den Ayvalık'a uzanıyor, Eskişehir'i tadıyor, Ani Harabelerinden Kars'a sesleniyorsunuz. Her yol gibi bu yol da muhakkak Aksaray'dan geçiyor, Türkiye'nin İtalya'sı Safranbolu'nun atmosferini soluyor, Kapadokya'yı
Gel Dünyayı Keşfedelimİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2024823 okunma
10/10
·639 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:25
Merhaba sevgili okur, Selçuk Baran okumalarına günlükleriyle devam ediyorum. 1948-1989 yılları arasında yazdığı günlükleri zaman çizgisini koruyarak defterler formunda düzenlenmiş. Yavuz Türk tarafından, yazarın o muhteşem el yazısına, gazete kupürlerine, afiş, bilet ve fotoğraflara yer verilerek hazırlanmış. Her zaman günlük okurken huzursuz olurum. Kişinin mahremiyetini izinsizce ihlal ediyormuşum gibi hissederim. Neyseki bir yerde “İnşallah birisi defteri okur…” diyor, bu biraz içimi rahatlasa dahi yine de benzer bir hisle okudum. Henüz 15 yaşındayken yazdığı günlüklerle başlıyor kitap. İlk cümleden anladığım kadarıyla ilk yazma denemeleri de değil. 15 yaşında birisinin bu derece olgun üslubunun olması inanılmaz doğrusu. Yazarın büyüklüğünü gösteriyor. Ayrıca henüz çok gençken bile öylesine her şeyi anlayan, derinden hisseden olgun bir ruhununun olduğunu görmek bana hüzün verdi. Yaşıtları gibi aklı beş karış havada bir genç kız olsa daha mutlu olurdu. Her şeyi anlama lânetine yakalanan talihsizlerden olmuş sevgili Baran. Potansiyelinin farkında ama gerçekleştirememiş insan ızdırabını, bir türlü yakasını bırakmayan melankoli içinde boğulan birisini, aynı zamanda histerik bir genç kız kalbinin heyecanları ve arzularını açık seçik gösteriyor. Kitabın ilk yarısında, ergenlik buhranlarının en olgun insanda bile tesirinin çok güçlü olduğunu görüyoruz. Küçük genç kız kalbinin her aşkın son ve ölümsüz olduğuna inanışının canlı örneği gibiydi Baran. Kitabın ikinci yarısındaysa onu zaman içinde olgunlaşmış bir kadın olarak görmeye başlıyoruz. Fikirleri ve duyguları olgunlaşırken inancının zayıflaması biraz üzücüydü. Babasını soğuk bir Şubat gününde kaybetmesiyle de daha bir çok açıdan da kendimi ona benzettiğim yerler oldu. İlerleyen yollarda yazdığı günlüklerde siyasi
Günlükler (1948-1989)Selçuk Baran · Can Yayınları · 202461 okunma
9/10
·79 syf.··
2026 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 20:24
Merhaba, bugün sizlere 𝕾𝖊𝖓𝖉𝖊𝖓 Ö𝖙ü𝖗ü kitabının yorumu ile geldim Şiir okumayı seviyor musunuz? Şiir okurken farklı duygular bizleri alır götürür olduğumuz yerden bazen Eserimiz de öyle duygular barındırıyor içerisinde.. Şiirlerde yaşanmışlıklar, sevinçler, hayal kırıklıkları gibi duyguların yansımasından oluşmuş aslında .. Şiirlerin ayrıca karekodları okutarak da müzik olarak dinleyebiliyorsunuz ki bu da ayrı bir his oluşturdu Melodilerle şiirleri şarkı olarak dinlemek Sizlerinde böyle bir okumaya ihtiyacı var ise mutlaka listenize ekleyin diyorum Kitapla ve sevgiyle kalın 𝑂𝑛 𝑏𝑒ş 𝑚𝑖𝑙𝑦𝑜𝑛𝑑𝑎 𝑏𝑖𝑟, 𝑏𝑒𝑛𝑖 𝑏𝑖𝑙𝑚𝑒 𝑖ℎ𝑡𝑖𝑚𝑎𝑙𝑖𝑛, 𝑀𝑖𝑙𝑦𝑎𝑟𝑙𝑎𝑟𝑎 𝑒ş 𝑏𝑒𝑛𝑖𝑚 𝑠𝑎𝑛𝑎 𝑜𝑙𝑎𝑛 𝑠𝑒𝑣𝑔𝑖𝑚, 𝑆𝑜𝑛 𝑏𝑎𝑘ışı𝑛 𝑡𝑎𝑚 𝑜𝑟𝑡𝑎𝑠ı𝑛𝑑𝑎 𝑔ö𝑧𝑙𝑒𝑟𝑖𝑚𝑖𝑛, Çı𝑘𝑚𝑎𝑧 𝑠𝑜𝑘𝑎𝑘𝑙𝑎𝑟𝑑𝑎 𝑒𝑛𝑔𝑒𝑙𝑙𝑖 𝑠𝑎𝑛𝑎 𝑔𝑒𝑙𝑖ş𝑖𝑚 𝑂𝑛 𝑏𝑒ş 𝑚𝑖𝑙𝑦𝑜𝑛𝑑𝑎 𝑏𝑖𝑟, 𝑏𝑒𝑛𝑖 𝑠𝑒𝑣𝑚𝑒𝑛𝑖 ℎ𝑎𝑦𝑎𝑙𝑖𝑚, İ𝑚𝑘𝑎𝑛𝑠ı𝑧ı 𝑚ü𝑚𝑘ü𝑛 𝑘ı𝑙𝑚𝑎𝑘 𝑔𝑖𝑏𝑖 𝑏𝑖𝑟 ş𝑒𝑦, 𝑌𝑎𝑛ı𝑦𝑜𝑟 𝑏𝑎ş𝑡𝑎𝑛 𝑎ş𝑎ğı𝑦𝑎 𝑡ü𝑚 𝑏𝑒𝑑𝑒𝑛𝑖𝑚, 𝑆ö𝑛𝑑ü𝑟𝑒𝑚𝑖𝑦𝑜𝑟 𝑏𝑒𝑛𝑖 𝑛𝑒 𝑦𝑎𝑧ı𝑘 ℎ𝑖ç𝑏𝑖𝑟 ş𝑒𝑦...
Senden ÖtürüÖmer Faruk Karaman · Kamutay Yayınları · 2025114 okunma