"Soylu ruhlar bu dünyada uzun süre kalamaz. Gerçekten de yüce duygular bu alçak, aşağılık, düzeysiz topluma nasıl uyum sağlayabilir?"
Eski bir tüccar olan Goriot, tüm servetini kızlarını soylularla evlendirmek için harcamıştır. Ancak kızları onu sadece para istemek için arar, toplum içinde ondan utanırlar. Goriot, sefalet içinde bir pansiyon odasına düşmesine rağmen kızlarına olan saplantılı sevgisinden vazgeçemez.
Hukuk öğrencisi Rastignac, Paris sosyetesine girmek isteyen fakir bir soyludur. Goriot’nun dramına tanıklık ederken, dürüst kalarak yükselmenin imkansız olduğunu anlar.
Suç dünyasının gizli lideri Vautrin, Rastignac’a dünyanın acımasız kurallarını öğretmeye çalışır: "Zengin olmak için ya büyük bir deha olmalısın ya da büyük bir katil."
Goriot Baba, kızlarının yolunu gözleyerek yapayalnız ve parasız bir şekilde ölür. Cenazesine kızları gelmez, sadece boş arabalarını gönderirler. Bu vefasızlığa şahit olan Rastignac, masumiyetini tamamen kaybeder ve Paris şehrine karşı "Şimdi ikimiz kaldık!" diyerek meydan okur.