Mehmet Yanar

İnsanın derdi ne kadar büyük olursa gülüşü o kadar sıcak olurmuş. Öyle derler bizim buralarda. O derdin büyüklüğü neye göre ölçülür biçilir bilmem ben. Fakat birinin gülüşünün sıcaklığını hissettim mi, anlıyorum ki derdi çok. Güzelleşmiş derdiyle.. Neşet Ertaş
Felsefe
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Nasılsınız?
Diyen arkadaşa: Şu anda beni gözleyen meleklerin gözünde nasılım acaba? Hangi defterimde neler yazıyor? Görmediğim ama adımimı uzattığım boşlukta ne var? Eksilen eksilirken ne eksiliyor? Katılan katılırken ne katılıyor? Kim beni nasıl görüyor? Kalbim gümbür gümbür atıyor. Gönlüm konuşmayı hiç bırakmıyor. Ruhum her gece uçurumlardan sesleniyor. Damarlarımdan gürül gürül akan kanlar ne anlama geliyor? Nasıl olduğum konusunda hiçbir fikrim yok. Nasıl olduğumu gerçek anlamda gösterecek aynalara tahammülüm yok. Ayağımı destekleyen toprağın desteğinden emin değilim. Gülüşümü yayan hava dalgalarının nerden başlayıp nereye gittiğini bilmiyorum. Nasıl mıyım? Niçin miyim? Ne miyim? Gördüğüm şey ben miyim? Pekâlâ, o hâlde neden değişiyor? Ben dediğim şey her gün neden değişiyor? Bulduğum şeyi bulmuş oluyor muyum? Vardığım yere varmış? Durduğum yerde durmuş oluyor muyum? Nasıl olduğum konusunda bir fikrim yok. Bir bilgim de yok. Bir duygum da yok. Vardığım bütün yargıları değiştiren alaylı bir bakış her şeyi bozabiliyor. Kendimden emin bir biçimde sokaklara çıktığımda sırıtan bir gencin gözleriyle yara alıyorum. Bana söz söyleyen birinin başkasına bakarak gülümsemesiyle nasıl olduğum konusunda elimde bulunan bütün veriler iptal oluyor. Kendimi iyi ve mutmain sanırken, geçmiş zamanlara atıf yapan bir dostun cümlesiyle ateş uçurumlarına yuvarlanıyorum. Dostumun atfına gerek de yok. Seneler önce geçtiğim bir sokaktan seneler sonra geçerken. Acıtıcı bir anımsama ile. Ateş uçurumlarına yuvarlanıyorum. Güvenim ve özgüvenim berhava oluyor. Nasıl olduğumla ilgili bir cümle veya bir kelime söylememi bekliyorsanız, söyleyeyim; fakat gerçeği ben de bilmiyorum, siz de bilmiyorsunuz, başkaları da bilmiyor. Her şeyi bilen bir melekse omzumda sükünet ve sekinet içinde sükût ediyor...
Abdullah Harmancı·Kitabı okudu
Yaşama duyduğunuz sevgi en yüce umudunuza beslediğiniz sevgi olsun: ve sizin en yüce umudunuz yaşamın en yüce düşüncesi olsun!
iyi misiniz?
Diyen arkadaşa: Boğazı bir aslanın dişleri arasında parçalanan ceylan yavrusunu izlerken gözlerimi yumduğum için mi iyi olmalıyım? Suriyeli çocukları savunan bir öykü yazdığım için mi? Geçip giden namazlarıma üzüldüğüm için mi? Midem ve kalbim harıl harıl çalıştıklanı için mi iyiyim diye cevap vermeliyim? Ağrımayan bir başım, boşalmayan bir cebim, eksilmeyen bir sofram olduğu için mi iyiyim demeliyim? Bu sene yeni bir kitap yayımlamış olmak mıdır iyi olmak? Bu hafta iki kitap okuduğum için mi iyiyim demem gerekiyor? Ödenmeyi bekleyen borçlarım, cevaplanmayı bekleyen sorularım olmadığı için mi? Bulunduğum ânda ve bulunduğum noktada iyi olsam bile, adımımı attığım zaman milyonlarca metrelik bir çukurun ağzına adımımı atmış olacaksam ve bunu sadece beni gözetleyen melekler biliyorsa ve ben bu sırada salonumun kanepesinde rehavet içinde esneyerek akşam yemeği için eşimin mutfaktan seslenmesini bekliyorsam ve o anda arkadaşım aramışsa ve iyi misin demişse, ben de iyiyim demişsem, bunun iyi bir durum olduğunu kim söyleyebilir? Daire kapısının parlak yüzeyinde saçlarını tarayıp ıslık çalan ve böyle böyle asansöre doğru arka arka adımlarken asansör boşluğuna düşmek üzere olduğundan haberi olmayan giyimli, genç, gümrah, kendinden ve geleceğinden emin bir on sekizlik delikanlının iyi olduğundan kuşkusunun olmaması gibi bir iyilik midir yoksa benimki de! İyi miyim? Keşke bileydim! Keşke bilebileydim! Ben de size bir soru sorayım: Nasılsınız?
Abdullah Harmancı·Kitabı okudu