Ve hakeza, şu muvakkât menzillerin saltanat-ı daimeye makarr olacak bir şekle gireceğine pek çok deliller, bürhânlar vardır. Maaheza, bu alemi icat edip öteki alemi icat etmemek... Ve bu kainatı vücuda getirip öteki kâinatı vücuda getirmemek.. Bu dünyayı yaratıp öteki dünyayı yaratmamak imkanı yoktur. Çünkü rububiyetin saltanatı, mükâfat ve mücâzatı ister.
Bu dünyada sahip olduğumuzu sandığımız her şey aslında emaneten bize verilmiş geçici bir dünyalıktan başka bir şey değildir. Biz ve bizim olduğunu sandığımız her şey tamamen Allah'a aittir. Bu hususta yanlışa düşmemek içinse Onun mülkünde bir anlığına misafir bulunan yolcular olduğumuzu unutmamak gerekir.
Allah'ın yönetme ve emretme yetkisini hem zahirine hem bâtınına hâkim kılan kişiye "mümin" ; sadece zahirine hâkim kılana "münafık"; iç dünyasında bu yetkiyi kabul ettiği halde dış dünyadaki gerçekliğe bunu yansıtamayana da "fasık" denmiştir.
Sabahın ışıkları sadece odamı değil, içimi de aydınlattı. Penceremi açıp: " Hey beni bu sabaha çıkaran Rabb'im bu gökler, bu ağaçlar ve bu kuşlar, ben de senin eserinim, sana binlerce teşekkür" ...