● "Sahicilik kafana göre konuşmak değildir. Tutarlı duygu işçiliğidir. Sahicilik, verdiğin sözü tutmaktır; canın tutmak istemediğinde dahi. Hatta en çok da o zaman!" (Seth Godin)
● " Çaresiz kaldığım zamanlarda gider, bir taş ustası bulur seyrederim. Adam belki yüz kere vurur taşa. Ama değil kırmak, küçücük bir çatlak bile oluşturamaz. Sonra birden yüz birinci vuruşta taş ikiye ayrılıverir. İşte o zaman anlarım ki, taşı ikiye bölen o son vuruş değil, ondan öncekilerdir."(Jacob Riis)
● " Hayatın en önemli dönemi üniversite çalışmaları değil, doğumdan altı yaşa kadar olan süredir. Çünkü bu, bir çocuğun gelecekte olacağı yetişkini inşa ettiği dönemdir. Sadece zeka değil, insanın bütün mümkün becerileri bu dönemde oluşur. Hiçbir yaşta çocuk, zekice bir yardıma, bu dönemde olduğu kadar ihtiyaç duymaz." ( Maria Montessori)
● " 21. yüzyılın cahili okuyup yazamayanlar değil, öğrenemeyen, eskiden öğrendiklerini unutamayan ve yeniden öğrenemeyenler olacaktır." ( Alvin Toffler)
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu yıllar, internet, iPod, Playstation eğlencelerinin hayatımıza girdiği yıllar. Dünyanın evvelce hiç karşılaşmadığı baş döndürücü bir hız ve dehşet verici meydan okuyuşlarla buluştuğu yıllar. İşte bu zorlayıcı bağlamı misafirleri olan Y kuşağı, önceki kuşak gibi sonuç odağında kalmak değil, sürecin de tadını çıkarmak isteyen, saygının hak edene sunulması gerektiğine inanan, içinde bulunduğu topluluğu etkileme ve onlardan etkilenme eğilimi yüksek, harekete geçmek için anlam arayan, eşzamanlı olarak birkaç işi birden yapabilen, teknolojiyi çok iyi kullanan, kariyer yaşamları boyunca on kereden daha fazla iş değiştirebilecekleri öngörülen ve dahi iş bulmadan işten ayrılabilen, kısaca hem gündelik yaşamın hem de iş yaşamını kollarını yeniden yazan bir kuşak.
X kuşağı, " Önce başarılı olayım, sonra zaten mutlu olurum," diyor. Y kuşağı ise gerçek yaşamın dokusunun korunduğu, önce mutlu olduğu ve insan olarak hak ettiği değeri gördüğünü düşündüğü bir ortamda var olmak istiyor. " Başarılı olmak için önce mutlu olmam lazım," diyor. Sebebi çok açık: İnsan kendinde olmayanın peşindedir. Ve bu kuşak duyguların epeydir unutulduğu, çok acımasız bir dünyada kendine yer bulmaya çalışıyor.
Goethe'nin davetine uyarak her gün bir parça müzik dinlemeli, iyi bir şiir okumalı, güzel bir tablo görmeli ve mümkünse birkaç mantıklı cümle söylemeliyiz.
•︎"Bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde öteki kuşaklar serinler " (Çin atasözü)
︎ •Sessiz Kuşak(1927-1945):
Savaş ikliminin yorgun çocukları, Cumhuriyetin ilk neslidir sessiz kuşak. İki Dünya Savaşı arası doğmuş, dünyanın buhranına tanık olmuş kuşaktır. Bu tanıklıktır onlara hem yurtta hem cihanda "sessiz" denmesinin sebebi; çünkü zor zamanların çok çalışması gereken çocuklarıdır onlar, çocuk olmaya pek de zamanı olmayanlardır...
• "Hayatta kalabilen türler en güçlü olanlar değil; en akıllı olanlar da değil, sadece değişime ayak uydurabilenler." (Charles Darwin)
• "İnsanlar babalarından çok, yaşadıkları çağa benzerler." (Marc Bloch)
• " Kırk yaş gençliğin yaşlılığı, elli yaş yaşlılığın gençliğidir." (Victor Hugo)