Tayy-ı zaman ve mekân ile hayalen Ceziret'ül Araba(Arap Yarımadasına) gidelim!! Ve Medine-i Münevvere'de nurani olan ve yüksek minber-i saadetine çıkmış, nev'i beşere hitaben irşadatta bulunan o zat-ı muallayı bizzat görelim. Sözlerini dinleyelim.
İşte hayalen oraya gittik. Bak, harika bir hüsn-ü suretle Hüsn-ü sireti cem eden o mürşid-i umumi, o hatib-i kudsi, cevahir dolu bir kitab-ı muciz'ül beyan eline alarak bütün insanlara mele-i alâdan nazil olan bir hutbe-i ezeliyeyi okuyor. Ve bütün beni ademe ve cinlere ve mevcudata dinletiyor. Evet, pek büyük bir emirden haber veriyor. Hilkat-i alemin muammasını açıyor. Kainatın sırr-ı hikmetine dair tılsımını çözüyor. Felsefe ve Fenn-i hikmetin nev'i beşere, siz kimlersiniz? Nereden geliyorsunuz? Nereye gidiyorsunuz? diye irad ettiği akılları aciz ve hayrette bırakan üç suale cevap veriyor.
Sayfa 29 - Hayrat Neşriyat