Tanrısızlık, insanlarda kutsal olan ve nihayetinde de insani her şeyin ölümüdür; vicdansızlık, kaba bencillik, soygun ve ahlaki çürümeye yol açar.
Ben laik biri olarak size Tanrı'nın halkın ruhunda öldüğünü söylüyorum! Bu ölümden daha korkunç ne olabilir? Kendinize, Tanrı'ya ve insanlarınıza karşı dürüst olmak istiyorsanız suçluları başka yerlerde aramayın.
Yöneticiler ne olursa olsun, iyi ya da kötü,
kahraman ya da zalim her zaman halklarının bir yansımasıdır.Bunlar halkın ruhunun bir kopyası, kitlelerin üretimidir. Halk nasılsa onlar da öyledir.
Ulusların tarihini kim yazar? Devletlerin ve tüm insanlığın hayatındaki en büyük olaylar kimler tarafından yönlendirilir?İngiliz düşünür Carlyle'ın kahraman dediği bireylerden,yani tek başına, yüce insanlar tarafından mı? Yoksa tüm ulusun ortak çabasından, kitle ruhunun güçlenmesi ya
da gerilemesinden mi?
Kitap iki hikayeden oluşuyor. ilk hikayenin özellikle ilk 30-40 sayfası konsantrasyon ve sabır gerektiriyor, diyaloglar çok anlamsız ve karışık geliyor. kendini sürekli tekrarlayan cümleler ve ağır işleyen bir konu var. Bunda belki çevirinin de etkisi olabilir, bilemiyorum.
bence kıskançlığın ve dolayısıyla öykünün özeti şu cümlede saklı:
''görüyorsunuz ki ruhsal bunalım geçiriyorum.''
Son olarak Dostoyevski diğer kitaplarına göre biraz daha sabırla okuduğumu söylebilirim..
Başkasının KarısıFyodor Dostoyevski · Oda Yayınları · 20175,5bin okunma