Mandalin

Puan vermedi·536 syf.··
2026 4. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 22:38
Kitabı okurken benim hem kalbime dokundu hem sinir etti ve sonu da tatmin etmedi. Ben bu kadar iletişim sorunlusu her şekilde herkes tarafından farklı bir bağları olduğu bilinen iki insanın bu kadar kopuk olmasını ve birbirini dinlemeye bile tahammülsüz olmalarına asla anlam veremedim. Onun dışında bazı şeyler çok yüzeysel kaldı ama bazı yerler bana geçti. Yani ne düşünüyorum kitapla alakalı hiç bilmiyorum ama sinir de etti etkiledi de anlayamadım
Yarın, ve Yarın, ve YarınGabrielle Zevin · April Yayıncılık · 2024301 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2020 20:53
İyi niyetli ve sevimli kızdan kalanlar Sallanıyor durmadan boş salıncaklarda "Üzgünüm" diyor, Bir mutluluk şiiri yazamam bu saatten sonra! Üstteki dizelerde olduğu gibi size mutluluk vaat eden dizeler yazmamış Didem Madak. Yani ne desem bilmiyorum . Her okuduğunuz satırda bazen annesizliği, bazen yalnızlığı ama en çok kederi ve üzüntüyü iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Size bunları o kadar güzel o kadar doğal bir dille anlatıyor ki kalbiniz kırılıyor okurken. Hani bir çırpıda bitiyor belki ama bittiğinde bile hissiyat kalıyor. Bilemiyorum belki benim böyle hissetmemin sebebi Didem Madak'ın benim için yerinin ayrı olmasından kaynaklı olabilir. Çünkü gerçek anlamda şiiri sevmeye ben kendisiyle başladım . Eğer Didem Madak'ı okumaya başlamak istiyorsanız kendisinin kitapta dediği gibi sesinin tonunu emanet ettiği Ahlat ağacına yazdığı satırlar için bu kitabı okuyabilirsiniz.
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,3bin okunma
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2019 11. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2019 16:37
Namık Kemal hep merak ettiğim ama okumaya bir türlü fırsatımın olmadığı bir yazardı. Kendisine neden “vatan şairi” denildiğini bu kitapta o kadar net anlıyorsunuz ki! Ne diyebilirim ki ! Gerçekten vatan sevgisini çok güzel anlatan ve yüreğe dokunan mükemmel kitaptı. Yüreğinde vatan sevgisiyle Zekiye’nin aşkını yaşatan İslam Bey’in nasıl yârini geride bırakmak zorunda kalsa da yine vatanını seçmesini, Zekiye’nin onun ardından ölmek pahasına gitmesini, savaşın tam ortasında canları pahasına vatanını koruma isteğini anlatan her şeyiyle gerçekten çok etkileyici bir kitaptı.
Edebiyat
Vatan Yahut SilistreNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,6bin okunma
9/10
·552 syf.··
Beğendi
·
2018 6. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2018 23:39
Veeeee Percy Jackson geri dönüyor! Tabi ilk kitapta kendisinden sadece kayıp olduğu söz ediliyor ama isminin geçmesi bile benim içimi kıpır kıpır ediyor. Rick Riordan’ın hatta Percy Jackson serisinin bendeki yeri çok ayrı. Çünkü ilk defa gerçek anlamda kitap alışkanlığımı kazanmamı sağladı. Her ne kadar üzerinde 12 yaş yazsa da benim için her yaşta okunacak bir yazar Rick Riordan. Kitaba gelecek olursak işler daha çok karışıyor. Tam anlamıyla böyle anlatabilirim. Jason bir anda hafızasını kaybetmiş bir şekilde bir okul otobüsünün arkasında kendine geliyor. Yanındaki kişiler onu tanıyor fakat onun kendi ismini bile hatırlayamayacak kadar kendinde olmaması işleri çıkmaza sokuyor. Bunun yanında kendine daha gelemeden canavarlarla ustalıkla savaşması kendisiyle birlikte herkesi şaşkına uğratıyor. Bu kadar usta olması için kampta eğitilmesi gerektiğini herkes biliyor ve Melez Kampı’na yanında en yakın arkadaşları olduğunu iddia ettikleri Piper ve Leo’yla vardıklarında en büyük sorun işte o zaman belli oluyor :Jason Melez Kampı’na ait değil! Açıkçası ilk önce Percy olmadan nasıl ilerler diye düşünmedim değil ama Rick Riordan ilk serideki gibi yeni karakterleri öyle bir sevdiriyor ki bir bakmışsın serinin ilk kitabı bitmiş! İlk seriyi okuyanlar bilirler ki en son kitapta asıl en önemli kehanet verilmişti. Kitabı okuyunca cidden bu kehanetin aslında nelere yol açacağını ve neleri getireceğini siz de göreceksiniz.
Kayıp KahramanRick Riordan · Doğan Kitap · 20183,193 okunma
8/10
·77 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2018 17:20
“Çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhu üzerinde hiçlik kadar ağır bir baskı uygulayamaz.” Zweig’ın okuduğum ikinci kitabı olan Satranç yukarıdaki alıntıyı iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir eser. Size Dr B. ile hiçliğin ne olduğunu anlatmıyor resmen hissettiriyor. Çaresizce aynı masanın,aynı yatağın,aynı lavabonun,aynı duvar kağıdının bulunduğu aynı odada hiçliği öğreniyorsunuz. Sonra bu hiçlikte kaybolmamak için size umut olan şeyin sizi hastalık derecesine nasıl yaklaştırdığını görüyorsunuz .İnce bir kitap olmasına rağmen sizde öyle bir etki bırakıyor ki sanki aslında kitapta Dr B. kendi düşünceleriyle çatışmıyor da çatışan sizsiniz . Cümlelerin tekrarlanışı sanki kendine bazı düşünceleri kabul ettiriyormuş gibi bir izlenim bırakıyor ama onunla birlikte siz de kabul edin neler yaşadığını hissedin istiyormuş gibi. Anlatıcının yaptığı gözlemler ve gösterdiği soğukkanlılık sizde herkesi gözlemleme ve ruhsal çözümleme isteği oluşturuyor. İnsanların ruh çözümlemeleri bende hep bir merak uyandırdığından Zweig ile tanıştığım için aşırı mutluyum . İki kitabını okuduktan sonra istemsizce bu kadar iyi ruhsal çözümleme yapmış insanı çözümleme isteğiyle dolup taşıyorum.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,4bin okunma