Sinan Coşkun

Sinan Coşkun
@myotherhalf
بدونك لست بخير أبداً BSC
Grafik Tasarım
Makina Mühendisliği
Gebze
İstanbul/Bakırköy, 25 Aralık 1991
27 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
Puan vermedi·59 syf.··
2023 21. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2023 02:20
Bu kitabı sevip sevmediğime, beğenip beğenmediğime yada anlayıp anlayamadığıma bir türlü karar veremedim. Hızlı bir okuyuş ile çabucak bitti. Gerçi hikaye de öyle, hiç uzatmadan bitti. Kitaptaki çizimler falan sanırım grafiker olmanın ve resim yapmayı sevmenin de verdiği yetkiye dayanmış olmalı ki, kitaba ayrı bir hava katmış olmasına kadar sevdim. Konu olarak: Hikaye yazan adamın, sevdiği kadın Müzeyyen'in, hayatından çoktan gidişini ama bunu çok geç fark ettiğini konu alıyor. Filmini de izlemiştim ve çok beğendiğim filmler arasına eklemiştim. Özellikle son sahnesinde olan asıl vurucu sahneyi şu sözler ile spoiler yapabilirim: - Beni niye bırakıp gittin Müzeyyen? - Elimde değildi, kendime engel olamadım. Ona aşıktım. Seni üzmek istemezdim ama kendimden de vazgeçemedim. - Değdi mi peki? - Mesele bu değil ki, yaşamam gerekiyordu yaşadım. Ama biliyorsun işte bitiyor en nihayetinde her şey gibi. - Çay için teşekkürler. - Gitme! Lütfen! Diyelim ki gitmedin. Seninle beraber olmaya devam ettik. Ne değişecekti? Ne yapacaktık? - Sevişirdik. - Başka? - Sabahları beraber uyanırdık. Ben senden önce kalkardım. Senin uyuyuşunu izlerdim. Sonra sen uyanırdın. Bana gülümserdin. - Sonra? - Sonra, sabahları çayı tek şekerli içtiğini, günün diğer saatlerinde şekersiz içtiğini biliyor olurdum. O ilk şekeri ben atardım çayına, zarifçe eritişini izlerdim. - Sonra? - Sonra, en çok boynundan öpülmeyi sevdiğini biliyor olurdum. - Güzelmiş. - Sonra dışarı çıkardık. Dışarıda yağmur yağıyor olurdu. Biz şemsiyeyi almazdık. Sırılsıklam olurduk. Sonra sen bana sokulurdun. Ama saçağın altına hiç girmezdik. Sonra sen üşütürdün. Ayakların buz gibi olurdu. Ben sana en sevdiğin o mavi çoraplarını getirirdim. Sonra bayramları babaannenin mezarını ziyaret etmeye giderdik. - Gider miydik gerçekten? -
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutkuİlhami Algör · İletişim Yayıncılık · 201434,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·176 syf.··
2023 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2023 23:54
Zaman zaman sıkılarak okudum ama bazen de geçmişime doğru bir yolculuk yaptırmadı değil. Kendimi bulduğum bir cümle şuydu: Ben gerçek duyguları aramaktan ve onların bir gün mutlaka yaşanacağına inanmaktan asla vazgeçmeyeceğim.
İnceleme
Beni Yarım BıraktınZeus Kabadayı · Hayykitap · 0323 okunma
Puan vermedi·155 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2023 19:38
(Okunan her kitabın insanı değiştirdiğine ve dönüştürdüğüne inanan biri olarak, kitaplığımda bulunduracağım kitaplarımdan biri olmuştur bu kitap.) Edebi ve felsefi olarak yazılmış "İnsanın Anlam Arayışı", üç bölümden oluşuyor: Önemli anlatının olduğu bölüm ilk bölümdür ve bu bölümde Frankl toplama kampı deneyimlerini konu alıyor. Frankl bu kitabına; “Bu kitap, gerçeklere ve olaylara ilişkin bir açıklama olma iddiasında değildir, milyonlarca tutuklunun tekrar tekrar yaşadığı kişisel deneyimlerin bir özetidir diyor. Hemen hemen bildiğimiz kamp senaryolarından pek de farkı yok aslında. Farkı şu; varoluşçu bir psikiyatrın gözünden, anlamlandırılarak ve edebi bir anlatımla okuyucuya aktarılması. Cümlelerin her biri insana varoluşsal sorgulamalar eşliğinde eşsiz bir felsefi derinlik kazandırıyor. Toplama kampına içten bakış geliştirmenizi sağlıyor. Gerisi sizlerin beğenisi...
İnceleme
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma
10/10
·314 syf.··
2023 7. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2023 02:31
Uzuuun bir aradan sonra ikinci kere okuduğum ve tam bir başucu kitabı olacak düzeyde. Duygu ve düşüncelerin üzerine okurken aklınızda anılarınızı, hayallerinizi de tetikleyen yanlarını keşfediyorsunuz. Okumuş olmak için okumak değil de okurken anlatılanın üzerine biraz da düşüncelerinizi de eklerseniz(Ben buna kendini vermek diyorum) daha bi' keyifli okuma yaşatabilir. Bir çok şeye erişebiliyorsunuz okurken. Aşk ise aşk, hüzün ise hüzün, ölüm, yaşam vs. Hiç beklemediğiniz bir anda size kendinizi gösterecektir. Okumaya başlayıp sıranızı bekleyebilirsiniz. :)
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,7bin okunma
Her aşk ikinci bir şansı hak eder...
Puan vermedi·272 syf.··
2022 41. kitabı
Türü oldukça iyi olan ve bir çırpıda okuyup bitirebileceğiniz, aynı zamanda da fazlasıyla okurken keyif alacağınızı düşünüyorum. Olayların ve kişilerin birbirine bağlanış biçimini ayrıca çok sevdiğim doğrudur. Brent... Arkadaşları ile ortak bir ofiste çalışan avukat arkadaşımız. Çocukken geçirdiği kaza sebebiyle bir bacağını kaybetmiştir. Ahh bee diyerek okumaya devam ederken kaybettiği bacağının yerine taktırdığı protez bacak ile öylesine barışıktır ki sonrasında bunu neredeyse önemsemiyorsunuz bile... Brent ilgilendiği bir davanın savcısından randevu almaya çalışır ama bir türlü randevu alamaz. Aynı zamanda ise kendisine hafta sonunda kuzeninin kızının doğum günü partisinin olduğu hatırlatılır. Sevmese de bu tür etkinlikleri (tabi bende sevmiyorum) istemeye istemeye o partiye katılır. Partide Kennedy isminde bir kadın ile karşılaşır. O an farkında olamadığı şey Kennedy'nin on dört yıldır göremediği çocukluk arkadaşı olan Kennedy olmasıdır. Evet birbirlerinin ilk aşkları. Bu arada Brent'in Randevu almaya çalışıp görüşemediği savcı varya işte o Kennedy'dir. Geçmiş ile de bağını koparmayan yazarımız sayesinde Kennedy'e üzülüp Brent'e kızdığım oldu. Özetle farklı hissedeceğiniz türden bir kalem olmuş. Okurken olaylar arasında pek boşluk göremedim, varsa zaten okurken siz tamamlarsınız ben büyük ihtimalle öyle yapmışımdır... :)
İnceleme
KararEmma Chase · Nemesis Kitap · 0389 okunma